10 Aralık 2009 Perşembe

borg & federer & nadal


efsane tenis oyuncusu Bjorn Borg'a sorulan bir soru ve alınan cevap şöyle olmuş :

"If you could play anyone in history when you were at your peak level, who would you like to play?"

" I think it would be fun for me at my best to have played Rafael Nadal. Maybe on clay! We play a pretty similar game so it would have been nice. I would have liked to have played Roger as well. Who would have won? I have no idea!"

borg, roland garros'u 4 kere ve wimbledon'u 5 kere üstüste kazanma başarısını göstermiş bir tenisçi. bu başarılarına roland garros'ta nadal, wimbledon'da federer ortak olmuş durumda. 2008 yılı wimbledon finalinde nadal'a yenilen federer, üstüste 6. wimbledon şampiyonluğunu kaçırdı. 2009 yılı roland garros 4.turunda soderling'e yenilen nadal ise üstüste 5. roland garros şampiyonluğunu elde edememiş oldu. her iki yenilgi de en çok borg'a yaradı.. rekorları egale edildi ama kırılamadı.. borg'un iki farklı kulvarda tek başına elde ettiği başarı, iki tenisçi tarafından, (hem de birisi tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi tenisçisi ünvanına sahip federer, diğeri de toprak kortun gelmiş geçmiş en iyisi ünvanına sahip nadal olmak üzere) ancak başarılabildi.

soruya ve borg'un verdiği cevaba geri dönersek; borg, en iyi zamanında oynamak isteyeceği tenisçinin toprak kortta nadal olduğunu söylemiş. aynı zamanda "federer ile de oynamak isterdim" diye ilave etmiş. sonra da kimin kazanacağı konusunda fikri olmadığını söylemiş.

ben bu cevaptan şöyle bir izlenim aldım. borg, kendi başarılarına en çok yaklaşmış iki tenisçiyle de oynamış olmak istediğini söylüyor. her ne kadar kimin kazanacağı konusunda fikri olmadığını söylese de, ben borg'un bu konuda kendine güvendiğini ve hani "keşke fırsat olsaydı oynayabilseydik de görseydiniz kim en büyükmüş" demek istediğini duyar gibi oluyorum. gözümün önüne 2008 wimbledon finalini izlerken ki yüz ifadesi geliyor. düşündüğümün doğruluğundan biraz daha emin oluyorum. sonra da yorumu size bırakıyorum...

9 Aralık 2009 Çarşamba

WTA players @ facebook & twitter

Facebook:

Serena Williams: Facebook Page
Dinara Safina: Facebook Page
Svetlana Kuznetsova: Facebook Page
Caroline Wozniacki: Facebook Page
Victoria Azarenka: Facebook Page
Vera Zvonareva: Facebook Page
Jelena Jankovic: Facebook Page
Agnieszka Radwanska: Facebook Page
Maria Sharapova: Facebook Page
Kim Clijsters: Facebook Page

Twitter:

Serena Williams:Twitter Page
Venus Williams: Twitter Page
Kim Clijsters: Twitter Page
Shahar Peer: Twitter Page
Melanie Oudin: Twitter Page
Anastasia Rodionova: Twitter Page
Melanie South: Twitter Page
Sabine Lisicki: Twitter Page

7 Aralık 2009 Pazartesi

atp champions tour

atp champions tour kapsamında yılın son turnuvası olan AEGON Masters Tennis turnuvası, 1-6 aralık tarihleri arasında londra'da the royal albert hall 'de gerçekleşti. 1998 yılından bu yana düzenlenen turnuva, champions tour'un en uzun soluklu ayağı durumunda. atp champions tur kapsamında düzenlenen turnuvalara, aktif tenis hayatını noktalamış tenisçilerden aşağıdaki özelliklerden en az birini sağlayanlar katılabiliyor:
  • bir numaraya yükselmiş olmak
  • teklerde grand slam finali oynamış olmak
  • davis cup takımında tekler maçında oynayarak şampiyon olmuş olmak
turnuvada dört kişilik iki grupta sekiz tenisçi mücadele ediyor. round robin grup maçlarının ardından grupları ilk sırada tamamlayanlar final maçında karşı karşıya geliyor.

bu yıl turnuvada mücadele eden isimler ve gruplara göre maç sonuçları şöyle;

bu sonuçlara göre b grubunu üç galibiyetle tamamlayan stefan edberg ile, a grubunda pat cash'e yenilip pioline'i yenen ve ivanisevic'in maçı tamamlayamadan çekilmesiyle iki galibiyet bir mağlubiyetle grubu ilk sırada tamamlayan patrick rafter, final maçında karşı karşıya geldiler. final maçı sonucu;

günümüzde örneklerini pek sık göremediğimiz bu iki müthiş servis-vole'cinin maçını izleyebilmeyi çok isterdim doğrusu. 80'lerde, 90'larda tenis nasıl oynanırmış, göstermişlerdir izleyenlere.

rafter hiç değişmemiş, edberg hafif yaşlanmış görünüyor

champions tour kapsamındaki bir sonraki turnuva 20-23 şubat 2010'da florida'da.

ısırmaya devam :)

davis cup kupasını da ısıran rafa


başarı ve mutluluk

hüzün ve gurur

5 Aralık 2009 Cumartesi

ispanya şampiyon

2009 davis cup finalinde ilk gün maçlarıyla 2-0 öne geçen ispanya, bugün oynanan çiftler maçını da kazanarak 2009 yılı şampiyonu oldu.

f.lopez / f.verdasco (esp) v. r.stepanek /t.berdych (cze) 76 75 62

seride 2-0 geri düşen çek takımı, daha önce açıklandığı gibi dlouhy / hayek çifti yerine stepanek / berdych ikilisiyle çıktı çiftler maçına. bu ikilinin double maçlarında 5-0 gibi bir başarıları vardı bugüne kadar. bugün lopes / verdasco ikilisiyle yaptıkları çiftler maçıyla hem bu yenilmezlik ünvanlarını kaybettiler, hem de şampiyonluğu.


bu şampiyonluk ispanya adına beklenenden de kolay kazanıldı. final maçlarının barcelona'da olması ve toprak kortta oynanması elbette ki önemli bir avantajdı ispanya için ama çek cumhuriyetinin de davis cup maçlarında çok başarılı ve de çok tecrübeli iki oyuncusu vardı. yapılan tahminler genel olarak 3-2 veya 4-1 şeklindeydi. biraz şans, biraz olağanüstü mücadele, biraz da kort ve seyirci avantajıyla ispanya 3-0 kazandı bu şampiyonluğu. böylece 2000 yılından bu yana dördüncü şampiyonluklarını kazanmış oldular. 108 yıllık davis cup tarihinde amerika(32), avustralya(28), fransa(9), ingiltere(9) ve isveç(7)'in ardından en başarılı 6. ülke olmayı başardılar.

çek cumhuriyeti takımı ise, fransa, arjantin ve hırvatistan gibi çok önemli rakipleri eleyerek geldiği finalde şampiyonluğu kazanamadı belki ama ülkelerini finale taşıyan iki kahraman oyuncusuyla birlikte takdir edilmeyi haketti.

böylece 2009 yılı için davis cup mücadelesi sona ermiş oldu. 2010 yılı ilk tur maçları 5-7 mart tarihlerinde yapılacak. çek cumhuriyeti belçika ile oynarken ispanya takımı isviçre ile kapışacak. isviçre /ispanya denince tabi ki akla gelen ilk şey muhtemel federer/nadal mücadelesi oluyor. inşallah her ikisi de takımlarında yer alır ve biz de fazladan bir federer/nadal maçı izlemiş oluruz.

ispanya 2 - çek cumhuriyeti 0

davis cup finalinde ilk gün ispanya'nın zaferiyle sonuçlandı.

rafael nadal / tomas berdych 75 60 62
david ferrer / 16 26 64 64 86

açılış maçı nadal ve berdych arasında oynandı. londra'dan tam bir hezimetle ayrılan rafa'nın performansı merakla bekleniyordu. kendine gelebilmesi için toprak kort özlemiyle yanışıp tutuşan rafa, bir de üstüne davis cup şampiyonluğu arzusu bu kadar yüksekken çıktı korta. ilk setin hemen başındaki karşılıklı servis kırmaların ardından 5-5'e kadar dengede bir oyun oynandı. işte o andan itibaren son zamanlarda pek görünmeyen o eski rafa korttaydı. servis kırarak ilk seti 7-5 kazandı. hızını alamayarak ikinci seti 6-0 aldı. üçüncü sette de durumu 4-0 yaptığında, oynanan son 13 oyunu kazanmış durumdaydı rafa. üçüncü set 6-2 ile tamamlandığında rafa, ispanya'yı 1-0 öne geçirmenin mutluluğunu yaşıyordu.

son zamanlarda gördüğüm en güzel galibiyet fotoğrafı



rafa maçtan sonra şunları söylemiş:

I was a little bit nervous in the beginning, playing shorter than usual on this surface for me. After that set, everything changed. I played more close to the lines, having the control of the point more times with the forehand.”

bu ihtişamlı galibiyet rafa'yı ve ispanyolları çok mutlu etti kesinlikle ama günün asıl kahramanlık hikayesi yaşanmamıştı henüz.

ikinci maç için radek stepanek ve david ferrer çıktılar korta. ispanya kaptanı, 2002 yılının roland garros şampiyonu albert costa, sürpriz bir şekilde ferrer'e yer vermişti tekler maçında. ilk iki sette oyunun mutlak hakimi olan stepanek 6-1 ve 6-2 kazandı setleri. üçüncü setin başında servis kırmayı başaran ferrer, maça henüz yeni başlıyordu. ilk iki sette rakibinin oyununu çözememişti ama artık ne yapması gerektiğini biliyor gibiydi. tribünlerin desteğini de arkasına alarak üçüncü seti 6-4 kazandı. dördüncü sette ilk servis kıran yine ferrer oldu. ardından karşılıklı servis kırmalar oldu ama bunu rakibinden bir kez daha fazla başaran ferrer, dördüncü seti 6-4 alarak maça dengeyi getirdi. final setinde her iki oyuncu da çok temkinliydi. 6-6 olana dek servis oyunları kazanıldı. gerilimin ve baskının had safhada olduğu 13. oyunda, bu baskıyı kaldıramayan stepanek servisini kırdırdı. maç için servis atan ferrer, 4 saat 17 dakika süren mücadele sonrasında ispanya'yı 2-0 galibiyete taşıyarak, hem costa'yı kendisini tercih etmesinden dolayı haklı çıkarıyor, hem de günün kahramanı oluyordu.

ferrer'i destekleyen ispanyol takımı

maçtan sonra ferrer şöyle konuşmuş:

I believe this one was one of the most tense matches I've ever played. I had wishes to cry after the first two sets and now is the same because I'm so happy. I have to also thank the crowd for their support.

bugün çiftler maçı oynanacak. daha önce açıklanan takımlar şöyleydi:
f.lopez / f.verdasco (esp) v. l.dlouhy / j.hayek (cze)
ilk gün alınan iki mağlubiyetten sonra çek cumhuriyeti takım kaptanı jaroslav navratil'in çiftler takımında değişiklik yapma ihtimali çok yüksek. takımı adına tamam mı devam mı maçını oynayacaklar bugün. berdych/stepanek ikilisini görebiliriz bugünkü maçta çek cumhuriyeti takımında. kaybedecekleri birşey kalmadı çünkü. gerçi stepanek hem fiziksel hem de mental açıdan çok yorucu bir maç yaptı ferrer'le ama yine de oynamak isteyecektir.

dinlenmiş ve moralli lopez ve verdasco'nun, rakip hangi oyuncuyla çıkarsa çıksın galip gelme şansının yüksek olduğunu düşünüyorum. ispanya son güne kalmadan bugün zafer turu atabilir.

4 Aralık 2009 Cuma

ısırırsan böyle olur işte..



çek cumhuriyeti ile yapacakları davis cup final mücadelesi için barcelona'da bulunan ispanyol takımı oyuncuları, "Real Club De Tennis Barcelona" kulübünde tenis oynayan 40 kadar miniğin sorularını cevaplamışlar.

aferin çocuklara..hep merak ettiğim ve cevap aradığım şeyi sormuşlar rafa'ya.

“Rafa, why do you always bite the trophy when you win a tournament?”

nadal'ın cevabı:

"I instinctively did it at the first tournament I won, and ever since that time photographers keep asking me to bite the trophy when I win for their photos."

napsın garibim, bi kerecik boş bulunup ısırıvermiş.. ondan sonra da bi daha kurtulamamış..

3 Aralık 2009 Perşembe

davis cup finali maç programı

ispanya ve çek cumhuriyeti arasındaki davis cup final mücadelesi maçları yarın başlıyor. maç programı şöyle :


4 aralık cuma
Rafael Nadal (ESP) v Tomas Berdych (CZE)
David Ferrer (ESP) v Radek Stepanek (CZE)

5 aralık cumartesi
Feliciano Lopez / Fernando Verdasco (ESP) v Lukas Dlouhy / Jan Hajek (CZE)

6 aralık pazar
Rafael Nadal (ESP) v Radek Stepanek (CZE)
David Ferrer (ESP) v Tomas Berdych (CZE)

ispanya takımında tekler maçlarını nadal'la birlikte ferrer'in oynaması sürpriz oldu. ama isabetli bir karar olmuş. ferrer, verdasco'ya göre daha iyi bir toprak kort oyuncusu.

geçen hafta sezon sonu turnuvasında maç kazanamayan nadal'ın davis cup'ta neler yapacağı merakla bekleniyor. ben kendisinden umutluyum. birincisi, uzun bir aradan sonra toprak karta çıkacak. kendine gelebilmesi için en iyi fırsat. ikincisi, davis cup şampiyonluğunu çok istiyor. bunun için elinden geleni yapacaktır. şöyle konuşmuş :

“Everybody talk about hard week last week, but (it) wasn’t a big surprise. I didn’t arrive with the best confidence… on difficult surface, against the best players of the world. So here I practiced hard and well during all the week. I am happy to be here and be part of this very good team. We practiced all the time… trying our best in every practice. And I think and I hope to be ready for tomorrow.”

çek cumhuriyeti, çiftler maçı için lukas dlouhy ve jan hayek tercihini yapmış. takımlar maça bir saat kalana dek değişiklik yapma hakkına sahipler. eğer ilk iki maçta istedikleri gibi sonuç alamazlarsa çiftler maçında değişikliğe gidebilirler. stepanek/berdych ikilisinin çiftler maçlarında 5-0 galibiyet serileri var.

açılış maçı yarın nadal ve berdych arasında, türkiye saatiyle 17:00'de.

1 Aralık 2009 Salı

davis cup final..

bir önceki yazımda davis cup'ı unutup 2010'a kadar maç yok demiştim. şimdi bu hatayı telafi edecek bir yazı yazmak şart oldu :)

2009 yılı davis cup finali 4-6 aralık tarihinde ispanya ve çek cumhuriyeti arasında oynanacak. final maçları barcelona'da, ispanyolların favorisi toprak kortta yapılacak.

takımlar;

bu yıl ispanya'nın yedinci finali olacak. 2000, 2004 ve 2008 yıllarında şampiyon oldular. geçen yıl finalde arjantin'i yendiler. bu defa dört yıllık ara kuralını bozmak ve 1998 yılında isveç'ten bu yana üstüste şampiyon olan ilk takım olmak istiyorlar.

çek cumhuriyetinin ise ikinci finali. 1980 yılında ivan lendl'lı kadrolarıyla ilk defa finale çıkmışlar ve finalde italya'yı yenerek şampiyon olmuşlardı.

ispanya ve çek cumhuriyeti bugüne kadar 5 kez karşılaştılar, 3-2 ispanya üstünlüğü sözkonusu. aralarındaki son mücadelede ispanya, çek cumhuriyetini 2004 yılında kendi evinde ilk tur karşılaşmasında 3-2 yenmişti.

ispanya'nın en önemli kozu rafael nadal, 2004 yılında çek cumhuriyeti ile son karşılaşmalarında da takımdaydı. jiri novak'a karşı tekler maçını ve robredo ile birlikte novak/stepanek ikilisine karşı çiftler maçını kaybetmişti. ardından robredo ve lopez'in stepanek ve berdych'e karşı tekler maçlarını kazanmalarıyla durum 2-2 olmuş ve final maçında nadal stepanek'i yenerek takımını 3-2 galibiyete taşımıştı. o yıl ispanya şampiyon olmuştu.

takımın ikinci önemli kozu verdasco, geçen yıl finalde arjantin'e karşı jose acasuso ile 5 setlik kritik bir maç yapmış ve üçüncü galibiyeti alarak takımını 3-1 skorla şampiyonluğa taşıyan isim olmuştu.

çek cumhuriyetinde ise takımı sırtlayan iki tecrübeli oyuncu var: stepanek ve berdych. her ikisi de teklerde başarılı oldukları gibi çiftler maçlarında da önemli başarıları var. berdych oynadığı çiftler maçlarında hiç yenilmemiş, 8-0. stepanek ise çiftler maçlarında 7-1 galibiyet istatistiğine sahip.

final maçında ülkeler sıralamasında bir numarada yer alan ispanya ile dört numarada yer alan çek cumhuriyeti'nin mücadelesine tanıklık edeceğiz. nadal'ın performansının sonuç üzerinde etkili olacağı kesin. geçen yıl sakatlığı nedeniyle finalde oynayamayan nadal, bu sene final maçına çok önem veriyor. son dönemde %100 performansında olamasa da, şampiyonluk için elinden geleni yapacaktır. son olarak nadal'ın sözleriyle noktayı koyuyorum.

“It was against the Czechs that I played my first time in Davis Cup so to play against the Czechs at home is going to be special. They have a very good team, good doubles, very good two singles. Every point is going to be very difficult.”

29 Kasım 2009 Pazar

küçük büyük adam..


kolya'nın bugüne kadar kazanılmış 18 şampiyonluğu vardı. bunlardan en önemlileri paris, miami ve shangai masters turnuvalarıydı. oynadığı finallere bakarsak en önemlisi geçen seneki WTF finaliydi. yani zamanında 3 numaraya kadar yükselmiş ve şu an 28 yaşında olan bu oyuncunun kariyerinde ne grand slam şampiyonluğu var, ne de oynadığı bir slam finali. işte bugün kolya'nın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. hala grand slam kazanmış değil, ama ona yakın bir başarı elde etti ve geçen yıl finalde kaçırdığı yılsonu turnuvası şampiyonluğunu bu yıl kazandı.

bugün final maçında korttaki oyuncular; son grup maçında federer'i ve yarı finalde soderling'i yenen del potro ile, son grup maçında soderling'i ve yarı finalde federer'i yenen davydenko idi. her ikisi de üç setlik yorucu yarı final maçlarının ardından grup birincilerini eleyerek gelmişlerdi finale. davydenko 28 yaşında ve 1.78 boyunda, del potro ise 21 yaşında ve 1.98 boyundaydı.

final maçı 1 saat 24 dakikada tamamlandı ve 63 64 davydenko'nun galibiyetiyle sonuçlandı. davydenko her sette birer kere olmak üzere iki kere servis kırdı, del potro ise hiç servis kıramadı. davydenko dün federer'i yendiği yarı final maçından sonra hayatının en önemli galibiyetini kazandığını söylemişti. düne kadar ilk onda yer alan federer hariç bütün oyunculara karşı galibiyeti bulunan kolya, dün aldığı galibiyetle seriyi tamamlamış ve artık yenemeyeceği hiçbir oyuncu olmadığını söylemişti. işte bu güvenle final maçına çıkan davydenko'nun, del potro'yu iki sette yenerek şampiyon olması hiç şaşırtıcı değil.

her iki oyuncuyu da severim. kim kazansa üzülmeyecektim ama kolya'nın kazanması biraz daha mutlu etti. çünkü artık kariyerinin sonlarına yaklaşıyor. önemli başarıları olmadan tenisi bırakması yazık olurdu. del potro'nun önünde daha çok yıllar ve fırsatlar var önemli başarılar elde edebilmesi için.

davydenko daha önce basın toplantısında hiçbir zaman rusya'nın bir numaralı oyuncusu olamayacağını, yevgeny kafelnikov ve marat safin'in ardından ancak üçüncülüğü alabileceğini söylemişti. bugün en azından onların başaramadığını başardı ve 1970 yılından bu yana bir rusun kazanamadığı sezon sonu turnuvasını kazandı. belki bu onun popularitesini arttıracaktır. kafelnikov 1997'de final oynamış ancak sampras'a yenilmişti.

davydenko geçen yıl round robin'de 63 62 yendiği del potro'yu bu yıl finalde yine iki sette yenerek birebirde durumu 3-1 yaptı. geçen yıl finalde kaybeden davydenko 800 puan kazanmıştı, bu yıl 1300 puan kazandı ve 2009 yılı sıralamasında andy roddick'in önüne geçerek 6 numaraya yerleşti. bu şampiyonluğun maddi kazancı ise 1.510.000$ oldu davydenko için.

davydenko şampiyonluğa giden yolda 2009 yılı grand slam şampiyonlarının hepsini yendi. grup maçlarında nadal'ı, yarı finalde federer'i ve finalde del potro'yu. bi grand slam kazanmış kadar oldu artık :)

küçük adama büyük, büyük adama küçük ödül

bugün final maçıyla birlikte artık sezon sona erdi, tenisçiler tatile çıktılar. 2010 yılına kadar maç heyecanı yaşayamayacağız.

28 Kasım 2009 Cumartesi

ikinci finalist del potro

atp sezon sonu turnuvası ikinci yarı final maçında soderling ve delpotro, davydenko'nun finaldeki rakibi olabilmek için çıktılar korta. toplara çok sert vurabilen bu iki oyuncunun mücadelesi başabaş dişediş geçti. ilk setin başlarında servis kırma puanlarından yararlanamayan del potro, bunun bedelini tiebreak'ta yaptığı çift hata ve basit hatalardan dolayı seti kaybederek ödedi. soderling tiebreak'te hatasız oynadı.


ikinci set de yine başarılı servis oyunlarıyla geçerken setin sonlarına doğru soderling'in servisleri etkinliğini yitirmeye başladı. bunun sonunda durum 4-3 iken maçtaki ilk servis kırmayı gerçekleştiren del potro seti 63 kazandı.



üçüncü set her iki tenisçi için de tamam mı devam mı setiydi. her ikisi de baştan itibaren temkinli oynadılar. bu sette del potro'nun inanılmaz iki winner vuruşunu izledik. önce soderling ardından del potro servis kırdı. başka servis kırılamayınca set tiebreak'e gitti. del potro bu defa temkinli başladı. seti ve maçı kazandı.


del potro / robin soderling 67 63 76

tamamlanan yarı final maçları sonrasında gruplardaki ilk iki maçını kazanıp üçüncüyü kaybeden federer ve soderling elenirken, ilk maçlarını kaybedip ikinci ve üçüncü maçlarını kazanan del potro ve davydenko finale çıktılar. ayrıca finale çıkan isimlerin grup ikincileri olduğunu da belirtmek lazım.

ilk dört seribaşının elendiği turnuvada 5 ve 6 numaralı oyuncular final oynayacaklar. final maçı yarın türkiye saatiyle 16.30 'da.

federer out..

bugün bu başlığı atacağımı hiç düşünmüyordum doğrusu. sezon sonu turnuvası ilk yarı final maçında nikolay davydenko roger federer'i 62 46 75 yenerek üstüste ikinci yılda finalist oldu.

federer ve davydenko daha önce 12 kere karşılaşmışlar ve hepsini federer kazanmıştı. üstelik davydenko bu maçlarda sadece 4 set kazanabilmişti. federer'in kariyerinde düşüşe geçtiği 2008 yılında, uzun galibiyet serilerinden sonra ilk defa yenildiği tenisçiler olmuştu, roddick ve blake gibi. davydenko ise ancak bu turnuvada gerçekleştirebildi bunu.



federer turnuvada oynadığı ilk üç maçında olduğu gibi ilk seti kaybederek başladı maça. ikinci sette biraz toparlanıp servis kırmayı başardı ve seti kazandı. üçüncü sette her iki oyuncu da birer kez servis kırma puanı elde ettiler. değerlendirebilen taraf davydenko oldu ve maçı kazandı.


federer'in kaybettiği setlerde ikinci servis puan yüzdesi çok düşüktü. maç boyunca üç de çift hata yaptı. son zamanlarda çift hatalarını görmeye alıştık zaten. filede ise standardının çok altındaydı. turnuvanın başından beri çok basit puanlar kaybetti filede. bunların bir kısmı smaç vurup rahatlıkla alabileceği puanlardı ama slice voleyle filenin dibine bırakmayı tercih etti ve hata yaptı. federer bunu hep yapıyor, rakibinin yetişmesi mümkün olmayan topları yavaşça bırakıyor. tenis sporunun etiğinde var bu zaten. ama eğer burda hata yaparsa aklı o sayıya takılı kalıyor ve ardından bir süre saçma hatalar yapıyor. bugün maçta gördük yine bu durumu. davydenko ise soderling maçında olduğu gibi çok iyi oynadı. her iki maçta da ikinci seti kaybettikten sonra soğukkanlı bir üçüncü set oynayarak kazandı maçı. özellikle üçüncü sette federer'in servisini kırıp 6-5 öne geçtikten sonra maç için servis kullanırken, federer'in elde ettiği servis kırma puanına engel olmak çok kolay değildi mental açıdan. çok sağlam durdu bu puanda ve federer'in servis kırmasına engel oldu. kritik puanlardaki başarısıyla meşhur olan davydenko'ydu sanki. davydenko oynadığı oyunla bu maçı kazanmayı haketti ve finaldeki rakibi kim olursa olsun turnuvayı kazanabileceğini gösterdi.

davydenko için artık yapılması gereken, günün ikinci maçında belli olacak olan rakibini beklemek.

27 Kasım 2009 Cuma

kazananı olmayan maç..

ve korkulan oldu.


dünya 2 numarası rafael nadal, londra'daki sezon sonu turnuvası grup maçlarında, oynadığı üç maçı da set alamadan kaybetti. nadal ilk iki maçını, dünya 7 ve 9 numarası davydenko ve soderling ile yapmış ve kaybetmişti. bugün de dünya 3 numarası djokovic'e kaybetti. geçen yıl sezon sonu turnuvasına katılmadığı için korunacak puanı olmayan nadal, turnuva öncesinde pek de formunda değildi. bu yıl roland garros'u kaybettikten sonra wimbledon'a katılmasına engel olan sakatlığının etkileri hala devam ediyordu. turnuva öncesinde az da olsa yılı bir numarada bitirme ihtimali vardı ve fiziksel olarak yeterli olmadığı halde katılmayı tercih etti.


aldığı bu üç mağlubiyetten sonra turnuvaya katılması konusunda ne düşünüyordur bilmiyorum ama bence katılmaması kendisi için daha doğru olurdu. 0-2 maç ve 0-4 set istatistiği onun için yeterince acı olsa gerek.

novak djokovic / rafael nadal 76 63

bugün maçı kazanan djokovic için de durum çok iç açıcı değildi. maç sonundaki sevinç gösterisi sadece kazandığı maç içindi.


yarı final sevinci için akşam oynanacak grubun son maçının sonucunu beklemek zorundaydı. zira akşam maçında davydenko'nun soderling'i yenmesi, kendisini yarı finalde görememesi demekti.

akşam seansında soderling ve davydenko, yarı finale çıkacak son ismi belirlemek için korttaydılar. baştan sona başabaş geçen maçta uzun ve hızlı ralliler oynandı. ilk sette her iki tenisçi de servis kırma puanları elde etti ama değerlendiremediler. tiebreak'e giden seti davydenko kazandı. bu, soderling'in turnuvada kaybettiği ilk setti.

ikinci sette elde ettiği tek servis kırma puanını değerlendiren soderling, bu avantajını korumayı başararak seti 6-4 kazandı. aldığı bu set soderling'in grup birinciliğini garantilemesini sağladı ve yarı finaldeki rakibi del potro oldu. zaten soderling'in yarı finalde a grubunun lideri federer'le karşı karşıya gelmemesi için grubu birinci sırada tamamlaması gerekiyordu. bunun için de maçı kazanması veya en az bir set alması gerekliydi. birebirde 0-12 gibi katlanılmaz bir istatistiğe sahip olduğu federer'le oynamak istemediği için, ne olursa olsun en az bir set kazanmak üzere korta çıktığına eminim.


üçüncü set kader setiydi. davydenko kazanırsa yarı finale çıkacak, kaybederse yerini djokovic'e bırakacaktı. yani her durumda geçen yılın finalistlerinden birisi elenecekti. djokovic'in soderling için dualar ettiği, federer'in ise rakibini beklediği üçüncü sette kazanan taraf, maçta ilk defa bu sette servis kırmayı başaran davydenko oldu. seti 6-3 ve maçı 2-1 kazanarak yarı finalde federer'in rakibi oldu. ilginç bir tesadüf, birebir maçlarda federer'in hem davydenko hem de soderling'e karşı 12-0 üstünlüğü var. yarı finalde karşısında kimi görmek istediği konusunda karar vermesi zor olmuştur sanırım :) böylece geçen yılın şampiyonu, bu yılın da en büyük şampiyon adayı djokovic turnuvaya veda etti. bugün galip geldiği nadal maçı ise ona istediğini kazandıramamış oldu.

nikolay davydenko / robin soderling 76 46 63

bu maçla birlikte grup maçları da sona erdi. a grubundaki tüm maçlar 3 sette tamamlanırken, iki setlik tüm maçların soderling'in kazandığı veya nadal'ın kaybettiği maçlar olması ilgi çekti.

yarın oynanacak yarı final maçları için eşleşmeler ve maç programı şöyle:

gündüz seansında roger federer / nikolay davydenko

akşam seansında robin soderling / juan martin del potro

maçlarını dün oynayan federer ve del potro'nun rakiplerine göre bir gün fazladan dinlenme avantajları olduğunu da düşünerek, final maçının federer ve del potro arasında oynanacağını tahmin ediyorum.

26 Kasım 2009 Perşembe

kaybedeni olmayan maç..

bu akşam öyle bir maç oynandı ki, inanılmaz. zor olacak ama anlatmaya çalışayım:



ilk sette, son iki maçta görmeye alıştığımız gibi yine federer yoktu kortta. del potro iki kere servis kırarak 6-2 kazandı seti.

yine alıştığımız üzere, ikinci setin ortalarına doğru açıldı federer. en azından servis oyunlarında daha iyiydi. del potro setin başlarında yakaladığı servis kırma şansını değerlendiremeyince set tiebreak'e gitti. del potro nette yaptığı bir basit hata sonrası sanırım konsantrasyon sorunu yaşadı ve avantajlı olduğu tiebreak'i federer'e hediye etti. del potro 2. seti kazansaydı federer elenmiş olacaktı.


ikinci seti kazanan federer üçüncü sete güven tazeleyerek başladı. ben o sırada federer-del potro-murray üçlüsünün oyun sayılarını hesaplamakla meşguldüm. federer ikinci seti kazandığında garantilemişti yarı finali. son seti 6-0 bile kaybetse yine de yarı finale çıkıyordu. o andan itibaren hesaplar del potro ve murray için yapılmaya başlandı. üçüncü set üzerinden ihtimaller şöyleydi:

federer kazanırsa federer ve murray

federer <=3 oyun alarak kaybederse federer ve del potro

federer >3 oyun alarak kaybederse federer ve murray yarı finale çıkacaktı.

bu arada sette durum 4-3 del potro olmuştu. federer servis kullanacağı oyunu alırsa del potro'nun şansı kalmıyordu. işte tam bu oyunda del potro servis kırmayı başardı. ardından kendi servisini de alarak seti 6-3 ve maçı 2-1 kazandı. böylece federer grup birincisi, del potro grup ikincisi olarak yarı finale çıktılar.


şimdi düşünüyorum da çaktırmadan aralarında bir anlaşma yapıp murray'i safdışı mı bıraktılar acaba? 2. setteki tiebreak'i del potro federer'e ve 3. setin 8. oyununu federer del potro'ya hediye etmiş gibi duruyor resmen. ilki olmasa federer, ikincisi olmasa del potro elenecekti. böylece kardeş kardeş yarı finale çıktılar. olan murray'e oldu.

her ne olduysa oldu, çok güzel oldu. ilk defa federer'in kaybettiği bir maça üzülmedim ben de:)

sonuçta oluşan rakamlar da şöyle:

kazanılan set sayısı / kaybedilen set sayısı:
federer 5/4
del potro 5/4
murray 5/4

kazanılan oyun sayısı / oynanan toplam oyun sayısı
federer 44/84 (0,524)
del potro 45/88 (0,511)
murray 44/87 (0,505)

murray eğer bir oyun fazla kazanmış olsa veya del potro 1 oyun fazla kaybetse yarı finale çıkan isim murray olacaktı. inanılmaz...bu hakikaten çok ağır murray için, şanssızlığın da bu kadarı..

şu an itibariyle 3 yarı finalist belirlenmiş durumda. son yarı finalist djokovic veya davydenko olacak ve yarın oynanacak nadal/djokovic ve soderling/davydenko maçlarından sonra belli olacak.

benim dileğim b grubundan kim gelirse gelsin finali federer ve del potro'nun oynaması. bugünkü kardeş payı maçtan sonra asıl hesaplaşma orda olacak gibi görünüyor.

not : maçın başından ikinci setin sonuna kadar federer'in zaten yarı finale çıkmış olduğunu, yarı finale çıkacak ikinci ismin del potro 2-0 kazanırsa del potro, 2-1 kazanırsa murray olacağını söyleyip duran, ardından federer ikinci seti kazanınca del potro'nun artık elendiğini ve üçüncü sette prestij mücadelesi yaptığını ifade eden, maç bittiğinde ise federer ve murray'nin yarı finalist olduğunu ilan eden dspor yorumcusunu şiddetle kınıyorum.

londra ispanyollara yaramadı..

atp sezon sonu turnuvasında yer alan 8 tenisçiden sadece 2 tanesi aynı ülke vatandaşı; ispanyol nadal ve verdasco.

talihin cilvesine bakın ki, iki ayrı grupta yer alan bu iki ispanyol, gruplarından ilk elenen isimler oldular. verdasco üç maçta üç mağlubiyet aldı. nadal henüz iki maç oynadı, ikisini de kaybetti. yarın oynayacağı djokovic maçında pek şansı olduğu söylenemez. üç mağlubiyet onun için de kuvvetle muhtemel.



ispanyollar açısından bakınca ne üzücü bir durum. turnuvaya birden fazla oyuncu gönderebilen tek ülke ama galibiyetleri yok.

londra'da yüzleri gülmedi, darısı barcelona'ya...

verdasco out..

günün ilk maçı andy murray ve fernando verdasco arasında oynandı. verdasco'nun turnuvadaki en iyi maçıydı. murray'nin elde ettiği servis kırma puanlarında çok iyi oynayarak murray'i çıldırttı resmen. hatta kaçırdığı bir servis kırma puanından sonra murray öyle bir çığlık attı ki, 32 dişini birden gördük nerdeyse :) zaten onun ağız kaslarıyla ilgili bir sorunu olduğunu düşünüyorum. sıklıkla ağzını açmak gibi bir refleksi var.

ilk sette servis oyunlarında sıkıntılar yaşadı verdasco. murray elde ettiği 5 servis kırma puanının sadece bir tanesinden yararlanabildi. o da seti kazanmasına yetti. 6 - 4

ikinci sette verdasco daha iyiydi. gerçi servis oyunları yine sıkıntılıydı. rakibine tam 7 kez servis kırma şansı tanıdı ama bu kritik sayıların hepsini çok iyi oynadı. etkili servis ardından şık winner'larla aldı puanları. dikkat çeken bir başka nokta da, verdasco'nun özellikle ikinci sette ikinci servislerinin çok etkili olmasıydı. zaten ikinci servisten puan çıkarma yüzdesi ilk servisten daha yüksekti ikinci sette. durum 5-4 iken verdasco maçtaki ilk servis kırma puanını elde etti. bu aynı zamanda set sayısıydı ama değerlendiremedi. ardından tiebreak'e giden seti kazanmayı başardı. 6 - 7

üçüncü sette tenisçiler servis oyunlarında daha iyiydi. hiç servis kırılmadan tiebreak'e gidildi. maç boyunca daha kaliteli ve seyir zevki yüksek tenis izlememizi sağlayan verdasco, biri çift hata olmak üzere yaptığı basit hatalarla seti ve maçı kaybetti. 7 - 6


maçı kazanmayı en az murray, hatta bana göre murray'den daha fazla hakeden verdasco, turnuvadan 3 yenilgiyle ayrıldı. murray ise maçlarda 2-1, setlerde 5-4 olan karnesiyle, kaderini belirleyecek olan federer-del potro maçının sonucunu beklemeye başladı.

londra 5.gün programı..


londra'da 5. günde a grubunun üçüncü maçları oynanacak. program şöyle :

gündüz seansı : andy murray vs. fernando verdasco
akşam seansı : roger federer vs. juan martin del potro

gruptaki herkesin yarı final şansı hala devam ediyor. ilk maçta murray verdasco'yu yenerse verdasco'nun işi bitiyor ama murray'de garantileyemiyor.

akşam seansında ise bir rövanş maçına tanıklık edeceğiz yine. amerika açık finalinde karşılaşan iki tenisçiden del potro, federer'i 5 sette yenerek ilk grand slam şampiyonluğunu kazanmıştı. o maçtan sonra ilk maçlarını oynayacaklar. federer'in rövanş maçını almak için çok mücadele edeceği kesin.

senaryolara dönersek tekrar;

1. federer ve murray kazanırsa her ikisi de yarı finale çıkıyor.
2. federer kazanır, murray kaybederse federer çıkıyor, diğer üçlü arasında averaja bakılıyor. tabi ki del potro ve murray'nin şansı daha yüksek.
3. federer kaybeder, murray kazanırsa verdasco'nun şansı kalmıyor, diğer üçlü arasında averaja bakılıyor.
4. federer de murray de kaybederse federer ve del potro çıkıyor.

federer dört durumdan üçünde garanti çıkıyor. üçüncü durumda işler biraz karışık. federer 0-2 kaybeder ve murray kazanırsa del potro ve murray çıkıyor federer 1-2 kaybeder ve murray 2-0 kazanırsa yine del potro ve murray çıkıyor. federer 1-2 kaybeder ve murray 2-1 kazanırsa setlerde her üçü de 5-4 oluyor. bu durumda oyun kazanma yüzdelerine bakılıyor.

benim bugün için tahminime gelince; federer ve murray kazanır ve birlikte yarı finale çıkarlar diye düşünüyorum. hatta dün djokovic'in kaybetmesinden sonra, muhtemelen ikinci bir maç bile yapabilirler burda.

25 Kasım 2009 Çarşamba

I'm sorry for you..

gerçekten üzgünüm..evet sana gıcık olduğum çok zaman oldu..mesela roland garros 08 finalinde federer'e sadece 4 oyun verip üstüne bir de kedi olup fare gibi oynadığında.. avustralya 09 finalinde "god, it's killing me" dedirttiğinde.. ya da bir daha kırılır mı bilinmez, üstüste 6 wimbledon zaferine engel olduğunda. ama senden hiç nefret etmedim. kortta yetişilmesi imkansız toplara yetişen, üstüne bir de en şık winner vuruşları çıkaran adamdın sen. kort dışında ise efendiliğini ve mütevazi üslubunu hiç bırakmayan bir sportmen.

şimdi seni bu halde görmek beni üzüyor. bu kadar kısa bir sürede geldiğin bu nokta, üstelik bir daha eskisi gibi olamayacağını düşününce, "çok yazık" diyorum. federer - nadal rekabetinin heyecanı olmayacak artık.

hatta kaybettiğin bu iki maçtan sonra, keşke diyorum hiç gelmeseydin londra'ya, roddick'in yaptığı gibi. 0-2 maç ve 0-4 set istatistiği..bu çok kötü. keşke hiç gelmeseydin, keşke bu maçları oynamasaydın.

maç hakında söylenecek birşey yok. sadece, nadal kaybetti...

naptın sen kardeşim!!!

başlıkta hızımı alamadım, bir daha yazıyorum:

naptın sen kardeşim ya!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
nadal'ı yeneceğini biliyordum. roland garros'tan sonraki rövanş maçı burda değil nerde olsaydı da sonuç aynı olacaktı. ama bu, "yüzyılın sürprizi" galibiyetinden beridir sana inanan benim için bile fazla oldu.


turnuvanın şu ana kadar ki en büyük sürprizi olan sonucu öğrendiğimde, maçı izleyememiş olduğum için daha çok üzüldüm. bu sonuca nasıl gelindiğine tanıklık edememiş olduğum için. aklıma gelen ilk neden, djokovic'in sakatlık geçirmiş olabileceği oldu. sonra biraz araştırdım, yorumlara baktım, sakatlık falan yok. genellikle djokovic'in bu yıl yüze yakın maç yaptığından ve maç sırasında çok yorgun göründüğünden bahsedilmiş. doğrusu iki gün önce davydenko maçında da djokovic yüze yakın maç yapmış bir oyuncuydu ve ilk seti kaybettikten sonra maçı nasıl kazandığını hepimiz gördük. o da zaten maç sonrasındaki yorumlarında yorgunluk bahanesinin arkasına saklanmayıp rakibinin hakkını vermiş:

"He had nothing to lose today. I think it's his first (season-ending championship). He won four straight sets and absolutely deserved to qualify for the semi-finals. I think he's the best player so far in the tournament."

yeri gelmişken murray'nin federer yenilgisinden sonra söylediğine de bakalım:

"I served so poorly that, you know, anyone would have looked good against me tonight "

murray neden sevilmez de djokovic genelde herkes tarafından sevilir? cevap ayrıntılarda gizli...

soderling beni ve eminim herkesi şaşkına çeviren bu galibiyetle 2-0 maç ve 4-0 set istatistiğine ulaştı ve sekiz oyuncu arasında yarı finale en yakın isim haline geldi. ayrıca djokovic'in 11 maçlık galibiyet serisine son vermiş oldu. grupta hesaplar da karıştı. djokovic'in grup birincisi olacağı düşünülüyordu ama bunun için şansı kalmadı. (son maçlarda djokovic 2-0 kazanıp soderling 2-0 yenilse de setlerde djokovic 5-3, soderlig 4-2 oluyor) üstelik davydenko kalan iki maçını da 2-0 kazanırsa yarı finale çıkamama ihtimali bile var.


son bir not; bu galibiyete soderling'den sonra en çok sevinen kişi kesin nadal'dır. ne de olsa artık yalnız değil...

londra 4.gün programı..

londra'da 4. günde b grubunun ikinci maçları oynanacak. program şöyle :

gündüz seansı : novak djokovic vs. robin soderling
akşam seansı : rafael nadal vs. nikolay davydenko

ilk maçlarını kazanan djokovic ve soderling çıkacaklar korta gündüz seansında. soderling'in çaptan düşen nadal'a karşı işleyen oyununun djokovic'e karşı etkili olacağını sanmıyorum. soderling etkili ve hızlı servisleri ve güçlü vuruşlarıyla yeniyor nadal'ı iki keredir. bunlar nadal'ın zayıf olduğu noktalar. djokovic ise tüm bunları soderling'e göre daha iyi yapan, üstelik kendisine yapıldığında da daha iyi karşılayan bir oyuncu. djokovic'in bu maçı ilk maçından daha kolay kazanacağını ve ikinci maçlar sonunda iki galibiyete ulaşan ikinci oyuncu olacağını düşünüyorum.


akşam seansında ise ilk maçlarında korttan boynu bükük ayrılanlar oynayacak. davydenko ilk maçında djokovic'e yenildi ama ezilmedi. bir kaç kritik puanla kazandı maçı nole. nadal ise kaybetmeye giderek daha çok alıştığı bir dönem yaşıyor. ikilinin en son şangay finalinde oynadıkları maçı davydenko kazanmış ve aralarındaki skoru 4-3 yapmıştı. bugün oynanacak maç sonrasında "deuce" olabilir.

24 Kasım 2009 Salı

federer'den aynı tarife..

erkekler sezon sonu turnuvası üçüncü günü a grubunda, haftanın merakla beklenen maçlarından birisi oynandı bu akşam. roger federer - andy murray.

maç murray'nin servis oyunuyla başladı. bir önceki verdasco maçının aksine maça hızlı bir giriş yapan federer daha ilk oyunda servis kırdı. ingiliz seyircilerin çılgınca desteklediği murray hemen yanıt verdi ve ilk iki oyunda iki kere servis kırılmış oldu. ardından set içinde bir kez daha servis kıran murray durum 5-3 iken set için servis kullandı. federer durumu 40-0 dan 3 kere set sayısı çevirerek 40-40 yaptıysa da 4. set sayısını değerlendiren murray ilk seti kazandı. 6-3


ikinci sete kendi servisini alarak başlayan federer, durum 3-2 iken servis kırıp 4-2 öne geçti. andy murray'nin çok düşük ilk servis yüzdesiyle oynadığı ikinci seti, rakibine hiç servis kırma şansı vermeyerek kazandı. 6-3


üçüncü sete iki taraf da temkinli başladı. önce murray, sonra federer servis oyunlarını kazandılar. fakat hemen ardından bazı yorumcuların deyimiyle "vites yükselten" federer, murray'nin servisini kırarak 2-1 öne geçti. tıpkı verdasco maçında olduğu gibi ancak üçüncü sette kendini bulan federer, o noktadan itibaren maçın mutlak hakimiydi. ikinci seti kaybetmenin moral bozukluğu ve final setinde erken kırdırılan servis, murray'nin dağılmasına sebep oldu. murray'nin iki kere maç puanı çevirdiği seti, federer iki kez daha servis kırarak kolaylıkla kazandı. 6-1






federer genellikle maça hızlı başlar, sonra bir ara konsantrasyon eksikliği yaşardı. son iki maçtır bunun tam tersini görüyoruz. ilk setlerde oldukça zayıf kalan federer, ikinci hatta üçüncü sette ancak açılıyor. iki maçtır geriden gelip maç kazanıyor.

bugün aldığı galibiyetle yarı final şansını büyük ölçüde artıran federer, aynı zamanda yılı bir numarada kapatmayı garantiledi. federer, bir numarayı kaptırdıktan sonra tekrar kazanıp, yılı zirvede noktalayan tarihteki ikinci oyuncu oldu. daha önce ivan lendl 1985-1987 yılları arasında sezonu bir numarada tamamlamış, 1988 yılında mats wilander'in arkasından ikinci olmuş, 1989'da ünvanını geri almıştı.

londra öncesi aralarındaki maçlarda 6-3 murray üstünlüğü vardı. şimdi durum 6-4 oldu . her ikisi de finale çıkabilirse bir kere daha karşılaşma ihtimalleri var. federer turnuvanın hemen öncesinde aralarındaki skoru 6-5 yapmak istediğini söylemişti. bakalım bu mümkün olacak mı?

del potro da kazananlar kulübünde..

londra'da a grubunda ilk maçlarda federer verdasco'yu, murray del potro'yu yenmişti. bugün ikinci maçlar oynanıyor grupta. ilk maç gündüz seansında del potro - verdasco arasında oynandı.

maçı izleyemediğim için çok ayrıntıdan bahsetmeyeceğim. maç istatistiklerinden ve skordan anlaşıldığı üzere oldukça çekişmeli bir maç olmuş. del potro verdasco'yu üç sette 64 36 76 yenmiş ve gruptaki ilk galibiyetini almış.


böylece bugün oynanacak kritik federer - murray maçı öncesinde, grupta verdasco hariç herkesin bir galibiyeti oldu. 2 mağlubiyeti olan verdasco ise yarı final şansını büyük ölçüde yitirdi.