25 Kasım 2009 Çarşamba

naptın sen kardeşim!!!

başlıkta hızımı alamadım, bir daha yazıyorum:

naptın sen kardeşim ya!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
nadal'ı yeneceğini biliyordum. roland garros'tan sonraki rövanş maçı burda değil nerde olsaydı da sonuç aynı olacaktı. ama bu, "yüzyılın sürprizi" galibiyetinden beridir sana inanan benim için bile fazla oldu.


turnuvanın şu ana kadar ki en büyük sürprizi olan sonucu öğrendiğimde, maçı izleyememiş olduğum için daha çok üzüldüm. bu sonuca nasıl gelindiğine tanıklık edememiş olduğum için. aklıma gelen ilk neden, djokovic'in sakatlık geçirmiş olabileceği oldu. sonra biraz araştırdım, yorumlara baktım, sakatlık falan yok. genellikle djokovic'in bu yıl yüze yakın maç yaptığından ve maç sırasında çok yorgun göründüğünden bahsedilmiş. doğrusu iki gün önce davydenko maçında da djokovic yüze yakın maç yapmış bir oyuncuydu ve ilk seti kaybettikten sonra maçı nasıl kazandığını hepimiz gördük. o da zaten maç sonrasındaki yorumlarında yorgunluk bahanesinin arkasına saklanmayıp rakibinin hakkını vermiş:

"He had nothing to lose today. I think it's his first (season-ending championship). He won four straight sets and absolutely deserved to qualify for the semi-finals. I think he's the best player so far in the tournament."

yeri gelmişken murray'nin federer yenilgisinden sonra söylediğine de bakalım:

"I served so poorly that, you know, anyone would have looked good against me tonight "

murray neden sevilmez de djokovic genelde herkes tarafından sevilir? cevap ayrıntılarda gizli...

soderling beni ve eminim herkesi şaşkına çeviren bu galibiyetle 2-0 maç ve 4-0 set istatistiğine ulaştı ve sekiz oyuncu arasında yarı finale en yakın isim haline geldi. ayrıca djokovic'in 11 maçlık galibiyet serisine son vermiş oldu. grupta hesaplar da karıştı. djokovic'in grup birincisi olacağı düşünülüyordu ama bunun için şansı kalmadı. (son maçlarda djokovic 2-0 kazanıp soderling 2-0 yenilse de setlerde djokovic 5-3, soderlig 4-2 oluyor) üstelik davydenko kalan iki maçını da 2-0 kazanırsa yarı finale çıkamama ihtimali bile var.


son bir not; bu galibiyete soderling'den sonra en çok sevinen kişi kesin nadal'dır. ne de olsa artık yalnız değil...

4 yorum:

brokoli dedi ki...

ufak bir düzeltme yapıyım soderling yarı finale en yakın isim demişsiniz soderling şu anda yarı finale en yakın isim değil yarı finali garantileyen tek isim...son maçında 2-0 yenilse bile yarı finale çıkıyor kesin...

angile dedi ki...

vay anasını, soderlinge hakkını veren bi platform gördüm sanki, 2 gündür baloon balooon diye yırtınanlara cevap vermeye çalışıyodum, bi yanlızlık hissi, ezilmişlik duymaya başlıyodum ki o da ne, naptın sen kardeşim ;)

bu zamana kadar farketmemişim, neyse, geç olsun, güç olmasın:)

aliye dedi ki...

@brokoli
evet, haklısınız. bu yorumu yaptığımda henüz ikinci maç oynanmamıştı, karışık hesaplara girmeye de pek vaktim yoktu. şu an yarı finali garantilemiş durumda. üstelik djokovic'in kaderini de elinde tutuyor. son maçta davydenko'yu yenerse ancak djokovic'in şansı olabilir yarı final için.

aliye dedi ki...

@angile
evet, bakış açıları farklı olunca yorumlar da farklı olabiliyor. balon konusuna girmeye çok gerek görmüyorum. sadece şunu söyleyebilirim ki; ilk 10, ilk 20'ye girmeyi başarmış hiçbir tenisçinin balon olduğunu düşünmüyorum. hepsinin o ya da bu konuda farklı meziyetleri olduğu için bu noktaya gelebilmişler. gökten zembille inilmiyor buralara. bazı oyuncuları daha çok, bazılarını daha az sevmek ya da hiç sevmemek çok doğal. ama başarıları görmezden gelmek haksızlık.