10 Aralık 2009 Perşembe

borg & federer & nadal


efsane tenis oyuncusu Bjorn Borg'a sorulan bir soru ve alınan cevap şöyle olmuş :

"If you could play anyone in history when you were at your peak level, who would you like to play?"

" I think it would be fun for me at my best to have played Rafael Nadal. Maybe on clay! We play a pretty similar game so it would have been nice. I would have liked to have played Roger as well. Who would have won? I have no idea!"

borg, roland garros'u 4 kere ve wimbledon'u 5 kere üstüste kazanma başarısını göstermiş bir tenisçi. bu başarılarına roland garros'ta nadal, wimbledon'da federer ortak olmuş durumda. 2008 yılı wimbledon finalinde nadal'a yenilen federer, üstüste 6. wimbledon şampiyonluğunu kaçırdı. 2009 yılı roland garros 4.turunda soderling'e yenilen nadal ise üstüste 5. roland garros şampiyonluğunu elde edememiş oldu. her iki yenilgi de en çok borg'a yaradı.. rekorları egale edildi ama kırılamadı.. borg'un iki farklı kulvarda tek başına elde ettiği başarı, iki tenisçi tarafından, (hem de birisi tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi tenisçisi ünvanına sahip federer, diğeri de toprak kortun gelmiş geçmiş en iyisi ünvanına sahip nadal olmak üzere) ancak başarılabildi.

soruya ve borg'un verdiği cevaba geri dönersek; borg, en iyi zamanında oynamak isteyeceği tenisçinin toprak kortta nadal olduğunu söylemiş. aynı zamanda "federer ile de oynamak isterdim" diye ilave etmiş. sonra da kimin kazanacağı konusunda fikri olmadığını söylemiş.

ben bu cevaptan şöyle bir izlenim aldım. borg, kendi başarılarına en çok yaklaşmış iki tenisçiyle de oynamış olmak istediğini söylüyor. her ne kadar kimin kazanacağı konusunda fikri olmadığını söylese de, ben borg'un bu konuda kendine güvendiğini ve hani "keşke fırsat olsaydı oynayabilseydik de görseydiniz kim en büyükmüş" demek istediğini duyar gibi oluyorum. gözümün önüne 2008 wimbledon finalini izlerken ki yüz ifadesi geliyor. düşündüğümün doğruluğundan biraz daha emin oluyorum. sonra da yorumu size bırakıyorum...

5 yorum:

kirpi dedi ki...

Borg ve Nadal'in tarzi benziyor gercekten. Kortta hareketli olmalari, top spinli vuruslari falan. Ama Borg'un hikayesi yarim kalmis malesef. 26 yasinda birakmis tenisi. Birakmasa herhalde 6,7,8 diye devam edebilirdi.
Bir de Borg, Laver gibi isimleri gunumuzdeki oyuncularla karsilastirmanin zor, hatta yanlis oldugunu dusunuyorum. Sonucta teknoloji ilerliyor, raketler, ayakkabilar hatta tedavi yontemlerindeki iyilestirmeler oyunculari etkiliyor. Yuzme gibi zamana karsi yapilan sporlarda bile kimin daha iyi oldugu tartisiliyor bu tarz gelismeler nedeni ile. O nedenle Borg'u gencligine dondurup gunumuz kosullarinda Federer ve Nadal ile karsilastirmadan kimin daha iyi oldugunu anlayamayiz diye dusunuyorum. Yapabilsek eglenceli olurdu ama..:)

aliye dedi ki...

koşullar çok hızlı değişiyor gerçekten de. bazen eski maçları izlerken antrenman mı yapıyorlar acaba diye düşünüyorum :)
değişen başka şeyler de var tabi. 35 yaşındaki başarısız geri dönüşünü saymazsak, yaklaşık 10 yıl boyunca profesyonel olarak tenis oynamış, 11 kere grand slam şampiyonu olmuş, kariyerinde kazandığı ödül 3,6 milyon dolar. federer'in bir yılda kazandığından az. şaka gibi :)

Russell dedi ki...

ama o zaman için 3,6 milyon dolar, 36 milyon dolar..:)

kirpi dedi ki...

Ehehe enflasyonun da etkisi vardir tabi ama reklam gelirlerinin artmasi da onemli.. Televizyon yayinlarinin yayginlasmasi ozellikle..
Babamin bir ahsap raketi vardi..Hala da duruyor galiba.. Onunla bir kac kez topa vurmayi denemistim kucukken, gercekten aciyorum eskilere.. Ben mi topa vuruyorum, top mu butun koluma vuruyor anlamamistim.. Sonra bir grafit raket almistik da kurtulmustu adam.. :)
Eskilerin cilesi buyukmus gercekten.. Hatta WTA'ya geri donen Kimiko Date bile "Bizim zamanimizda boyle degildi bu isler, turnuvalara calistiricilariniz gelmezdi, sadece en iyi bir kac isminki gelirdi..Ben pek cok yere yalniz giderdim.." falan demisti gecenlerde.. O da surekli yalniz seyahat etmekten biktigindan birakmisti zaten. Borg da birakmakta kendince hakliydi muhtemelen. Simdiki duruma bakip isyan etmesi, "ah ben olacaktim ki" falan demesi bundandir belki biraz da..

aliye dedi ki...

her sporda durum aynı..eskiden futbolcular karın tokluğuna oynuyorlarmış nerdeyse..bir zamanlar çocukları top oynarsa okumaz diye futbolu yasaklayan anne babalar, şimdi kendi elleriyle götürüyorlar çocuklarını futbol kulüplerine. nerden nereye...