31 Ocak 2010 Pazar

finalden kareler..

"rod laver arena"


"maçın bitiş anı"

"şampiyon"


"andy'ye sempati duymaya başladığım an"


"senin için bu kadar üzüleceğimi hiç tahmin etmezdim andy"



"iki oyuncunun da gülümsediği, günün en güzel fotoğrafı"

"baba-oğul"

"I can cry like Roger; it's just a shame I can't play like him."

2009 avustralya açık finaline damgasını vurmuştu federer'in kupa töreninde ağlarken söylediği sözler :

"god,it's killing me"

2004 yılında bir numara olduğu erkekler turunu uzun bir süre domine etmişti federer. 2008 yılı başından itibaren dominasyonunun etkisi azalmaya başladı. bunun sebebi hem nadal, djokovic, murray gibi genç yeteneklerin kendisi için artık birer tehdit haline gelmiş olması, hem de kendi performansında düşüş olmasıydı. roland garros'ta 2005 yılından 2008 yılına kadar dört yıl üstüste nadal'a kaybetmesi çok göze batmamıştı çünkü toprak favori kortu değildi ve kaybettiği oyuncu toprağın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biriydi. ama 2008 yılında önce avustralya'da djokovic'e, ardından da en iyi olduğu kortta, wimbledon'da nadal'a kaybetmesi işleri değiştirdi. 2006 ve 2007 yıllarını grand slamlerde 3 şampiyonluk ve bir finalle kapatan federer 2008 yılında 1 şampiyonluk, 2 final ve bir yarı finalle yetinmek zorunda kalmıştı. artık federer döneminin bitmekte olduğu söylentileri ayyuka çıkıyordu. bir numarada kalmak için mücadele etmek zorunda olduğu oyuncular kendisinden 6-7 yaş daha gençti ve başarıya, şampiyonluğa aç oyunculardı. nitekim 2008 amerika açık öncesinde bir numarayı nadal'a kaptırmıştı bile. tekrar bir numara olup olamayacağı konuşuluyor, pek de ihtimal verilmiyordu.

derken 2009 yılına girildi. yılın ilk grand slaminde federer yine finaldeydi ama karşısında artık ezeli rakibi haline gelen nadal vardı. artık tenisin yeni bir numarası olan nadal, wimbledon'dan sonra ikinci kez favori olmadığı kortta federer'i yenerek şampiyon oldu. nadal bu şampiyonlukla federer'in, pete sampras'a ait 14 grand slam şampiyonluğu rekorunu egale etmesine de engel oluyordu. ödül töreni çok dramatikti. federer mikrofonu eline aldığında kendini tutamayıp ağlamaya başlamış ve ağzından yazının başında bahsettiğim, tarihe geçen sözler dökülmüştü. o günden sonra federer'in bir daha eskisi gibi olamayacağı, onu seven sevmeyen herkesin ortak görüşü haline gelmişti.

aradan tam bir yıl geçti. bu süre zarfında federer daha önce kazanmayı başaramadığı roland garros'u kazanarak kariyer slam'ini tamamladı. ardından wimbledon'da altıncı şampiyonluğa ulaşırken toplamda 15 grand slam şampiyonluğu ile sampras'ın rekorunu kırdı. 2008 amerika açık öncesinde kaybettiği bir numarayı, tam bir yıl sonra, 2009 amerika açık öncesinde geri aldı nadal'dan.

ve işte bugün, federer'in ağlayarak konuşmaya çalıştığı o ödül töreninden tam bir yıl sonra, yine bir ödül töreninde, yine gözyaşları arasında konuşmaya çalışan bir oyuncu vardı aynı kortta.

"I can cry like Roger; it's just a shame I can't play like him."

sözleriyle tarihe geçen bu defa andy murray oldu. kariyerinin ikinci slam finalinde yine federer'e kaybetmişti. bugüne dek gülüşüne bile pek tanık olamadığımız bu soğuk ve pek de sevilmeyen ingilizin ağladığını görmek herkesi şaşırttı, aynı zamanda da sempati kazanmasına sebep oldu. kimbilir belki ilerleyen yıllarda onun şampiyonluğunu konu alan bir yazıda tekrar bahsederiz bugünkü gözyaşlarından.



bugünün şampiyonu federer ise avustralya'da oynadığı oyunla, eski günlerine döndüğünü göstermiş oldu. özellikle çeyrek finaldeki davydenko maçının 2.setiyle başlayan, tsonga ve murray maçlarıyla devam eden performansı çok üst düzeydi. bugün oynadığı 224. grand slam maçında 197. galibiyetini aldı ve 16.şampiyonluğunu elde etti. ranking puanını 11350'ye çıkararak bir numaradaki yerini biraz daha sağlamlaştırdı. kırdığı onca rekordan sonra sampras'ın 286 haftalık bir numarada olma rekoruna da çok yaklaşmış oldu. muhtemelen haziran ayında bu rekoru da kırmış olacak.


son bir yıl içinde başardıklarından sonra artık eminim ki (sağlık problemi olmadıkça) en az 2-3 yıl daha tenisin zirvesinde göreceğiz federer'i. onun eşsiz forehand'ini, nadal ve murray gibi rakipleri sayesinde geliştirdiği backhand'ini, kritik anlardaki inanılmaz vuruşlarını, benzersiz oyun zekasını, kısacası Roger Federer'i izleme şansına sahip olacağız bir süre daha. yeni rekorlar kırmaya, kırdıklarını geliştirmeye devam edecek. onu bu denli motive eden her neyse artık, şampiyonluklar kazandırmaya devam edecek ona. tenis tarihinin en iyisi olduğunu çoktan ispatlamış olan bu efsane, bir gün tenise veda ederken ardında, kendinden sonrakilerin başardıklarını tekrar etmek için cesaret bile bulamayacakları bir kariyer bırakmış olacak.

wait britain...this is not your time...

bugün oynanan avustralya açık 2010 erkekler finalinde isviçreli roger federer, britanyalı andy murray'i 63 64 76 yenerek 16.grand slam şampiyonluğunu kazandı. 74 yıldır grand slam şampiyonluğu bekleyen britanyalılar bunun için biraz daha beklemek zorunda. umutlarının yeşermesine sebep olan andy murray 22 yaşında. kariyerinin ikinci grand slam finaline çıktı bugün ve ilkinde olduğu gibi yine federer'e karşı kaybetti. federer ilk grand slam şampiyonluğunu 22 yaşında kazanmıştı. yani andy için de geç sayılmaz. mutlaka yeni fırsatlar yakalayacaktır. kendisinin de söylediği gibi..bugün değil belki ama bir gün mutlaka...

28 Ocak 2010 Perşembe

made in china..

hiç olmamış şey oldu.. bir grand slam yarı finalinde iki tane nur topu gibi çinlimiz oldu..avustralya açıkta dün kirilenko'yu yenen jie zheng'den sonra bugün de venus'ü yenen na li yarı finale çıktı.

kim derdi ki turnuvadan önce, avustralya açık yarı finalinde serena, justine olacak, jie zheng'le na li de onlara eşlik edecek? sayısal lotoyu tutturmaktan bile daha zor ya :)

yarın yarı finaller oynanacak. serena na li ile, justine jie zheng ile maç yapacak.

allah esirgeye de, çinlilerin finali olmaya...

27 Ocak 2010 Çarşamba

grand slam man...

başka bir açıklaması yok bu işin. bu adam grand slamlerde bambaşka bir havaya bürünüyor. nasıl oluyor da nerdeyse her seferinde bu işi başarıyor anlamıyorum. şimdi düşünün.. bir maç oynanıyor. taraflardan birisi ilk seti rakibine göz açtırmadan (sonradan öğrendik ki aslında göz açtırmayan biraz da güneşmiş!!) 6-2 alıyor. sonra ikinci sette de servis kırarak 3-1 öne geçiyor. hatta 4-1 olmasına sebep olacak iki servis kırma puanı elde ediyor. tam bu anda elektrik kesiliyor. 40-45 dakika sonra elektrik geldiğinde merakla maçtaki skora bakıyorsunuz. bıraktığınızda setlerde 1-0, ikinci sette 3-1 önde olup 4-1 yapmak üzere olan adam seti 6-3 kaybetmiş. bu yetmemiş üçüncü seti 6-0 kaybetmiş. o da yetmemiş dördüncü sette servis kırdırıp 2-0 yenik duruma düşmüş. şimdi eğer durum böyle olsaydı, yani gerçekten elektrik kesilseydi veya maçın o bölümünü bir şekilde izleyememiş olsaydım, hemen sebep araştırmaya başlardım. acaba maça bu kadar hızlı başlayan oyuncu sakatlanmış mıdır? midesine, bacağına kramp mı girmiştir? ya da tam o anda çok sevdiği bir yakınının ölüm haberi mi çalınmıştır kulağına tribünden? bunlardan birisi olmalıdır ki durum o halden bu hale gelsin değil mi? değil işte..yok öyle birşey.. maçı kesintisiz izledim. yani maçı alıp götürmekte olan oyuncunun, birdenbire 13 oyun üstüste kaybedip, maçı kaybedişine tanık oldum. bu saydığım sebeplerden hiçbirisi olmadı. ama ne oldu da böyle oldu onu da bilmiyorum. bu adam böyle işte..her seferinde bir şey yapıyor. işler böyle birdenbire değişiveriyor. hani şans desem değil, her seferinde şansla olur mu? büyücü müdür nedir? yok, o da olmaz. e ne peki? bilen varsa söylesin. böyle yapa yapa adam 23 kez üstüste grand slam yarı finaline çıktı. bu sıralamada ikinci sırada olan kimdir ve rekoru kaçtır? sanırım ivan lendl ve rekoru da 10. söylenecek kelime var mı? 23 kez üstüste demek ne demek? 24 olsa 6 yıl demek. yani 6 yıldır bu adam hiç mi sakatlanıp arada bir grand slam atlamaz? hadi sakatlanmadı diyelim..hiç mi boş bulunup yarı finale kadar bir kerecik yenilivermez? yenilmemiş işte. bu 6 yılın son dört yılında en büyük belalısı olan nadal'ın dizindeki problemden dolayı kariyeri bitti mi, yoksa devam edebilecek mi konusu kaçıncı keredir gündemi meşgul ediyor? nadal'ın kaybettiği kesinleşen iki numara koltuğuna oturmak üzere olan djokovic, daha bu genç yaşında, kaçıncı keredir rahatsızlanıp maç kaybediyor? lafın arasında günün ikinci çeyrek finalinden de bahsetmiş olduk . djokovic, 2008 avustralya açık finalinin rövanşında tsonga'ya 3-2 kaybetti ve elendi bugün. neyse konuya dönelim.. geleceğin bir numarası denen kale gibi sağlam del potro, biraz da sakatlığının etkisiyle elenmedi mi avustralya'da. örnekleri artırmak mümkün ama gereksiz. hem başarıda istikrarı sağlayabildiği, hem olmaz denen şeyleri defalarca yapabildiği, hem de bunları yaparken sağlıklı kalmayı başarabildiği için işte, tarihin en iyisi bu adam. peşine taktığı insanları, maçlarını izlerken içine düştükleri kasvetli havadan birdenbire masmavi bulutsuz bir bahar havasına uçurabildiği için seviyorum onu izlemeyi. bunu nasıl mı başarıyor? bilmiyorum.. önemli de değil zaten. kendisinin de bildiğini sanmıyorum. payına torpilli tarafından verilmiş yeteneklerini kullanıyor sadece. bize de onu izlemek kalıyor..

26 Ocak 2010 Salı

bugün erkeklerde ve kadınlarda ikişer çeyrek final maçı oynandı.

erkeklerde ilk maç roddick/cilic maçıydı. ilk iki seti 76 ve 63 cilic aldı. roddick 63 ve 62 kazandığı iki setle maça denge getirdi. son seti 63 kazanan cilic ilk yarı finalist oldu. roddick, en önemli özelliği olan servisleriyle işi buraya kadar getirebildi. aferin cilic..


günün en önemli maçı nadal/murray arasında oynandı. sonuç maalesef beklediğim gibi olmadı ve yarı finale murray çıktı. ilk sette ilk servis kıran taraf olan nadal bu avantajını koruyamadı ve 63 kaybetti seti. ikinci set tiebreak'le yine murray'nin oldu. üçüncü sette nadal 3-0 yenik durumdayken dizindeki sakatlıktan dolayı maçtan çekildi. böylece nadal geçen yıl şampiyon olduğu turnuvadan çeyrek finalde elenmiş oldu. 2000-360=1640 puan kaybetti..


kadınlarda, bu yıl ki peri masalının kahramanı justine henin yoluna devam ediyor. çeyrek final mücadelesinde petrova'yı brisbane'den sonra bir kez daha yenmeyi başardı. 76 75


ikinci maçta çinli jie zheng, rus maria kirilenko'yu 61 63 yenerek yarı finalde henin'in rakibi oldu. kirilenko zaten ilk turda sharapova'yı yenerek şaşırtmış ve beklenenin çok ötesinde işler yapmıştı.


yarın kalan çeyrek final maçları oynanacak. önce venus na li ile, sonra serena azarenka ile oynayacak. ardından akşam seansında olması gereken günün en önemli maçı, federer/davydenko var. bu kararlarından ötürü organizatörleri kutluyorum!! sonra akşam seansında da djokovic/tsonga maçı var.

25 Ocak 2010 Pazartesi

yine yeni yeniden federer & davydenko

avustralya açık'ta bugün oynanan maçlarla erkeklerde çeyrek finalistler belli oldu. günün son maçında federer evsahibi ve eski dünya bir numarası lleyton hewitt'i 62 63 64 yenmeyi başardı. federer büyük turnuvalarda hep olduğu gibi, turlar ilerledikçe oyun seviyesini yükseltmeye devam ediyor. bugün kortta son zamanlarda izlediğim en iyi, en agresif federer vardı. forehand'de zaten üst düzeydi ama özellikle backhand vuruşlarında da çok güçlü ve çok cesurdu. hewitt'i şaşırtan ve dengesini bozan backhand winner'lar izledik federer'den bol bol. hewitt ancak üçüncü setin sonlarına doğru oynanan oyuna denge getirmeye başladı ama bu da yeterli olmadı.


gelelim çeyrek finallere.. oynadıkları ve federer'in galip geldiği 12 maçtan sonra, son iki maçtır federer'i yenmeyi başaran davydenko, dördüncü turda fernando verdasco ile yaptığı beş setlik zorlu mücadeleden sonra federer'in rakibi oldu çeyrek finalde. her iki oyuncu için de zor bir maç olacak. bu bir grand slam turnuvası ve federer'in bu tür turnuvalarda nasıl bir konsantrasyonla oynadığını biliyoruz. üstelik bugün hewitt maçındaki performansı da çok üst düzeydi. head-to-head'de son dönemde patlak veren davydenko üstünlüğüne son vermek isteyecektir. biraz iddialı olacak ama ben federer'in 3 veya 4 sette kazanacağını düşünüyorum.

ikinci çeyrek final eşleşmesi djokovic/tsonga arasında oldu. çeyrek finale kadar güle oynaya nerdeyse terlemeden geldi djokovic. tsonga ise önce haas ile dört setlik, sonra da almagro ile beş setlik zor maçlardan geçip geldi buraya. 2008 finalinde de birbirlerine karşı oynayan bu ikiliden galip gelen taraf yine djokovic olur diyorum.

üçüncü çeyrek final eşleşmesi roddick/cilic arasında oldu. cilic çıkışını sürdürüyor ve sürdürecek bence. roddick, 2009 wimbledon finalindeki gibi bir oyun oynamazsa, yarı finale çıkan isim cilic olur.

son çeyrek final eşleşmesi de oldukça heyecan verici: nadal/murray. nadal turnuva başından beri iyi oynuyor. murray de sessiz sedasız ama iyi gidiyor. tahmin yapmak zor ama bu maç için benim favorim nadal. öyle olsun istiyorum açıkçası.

çeyrek finallerden roddick/cilic ve nadal/murray maçları salı gününün programına konulmuş. diğer iki maç da çarşamba günü oynanacaktır muhtemelen..

24 Ocak 2010 Pazar

kuralar çekildiğinde beni en çok heyecanlandıran eşleşmelerin başında geliyordu dördüncü turdaki muhtemel cilic/del potro maçı. marin cilic'in del potro ile birlikte yeni neslin en başarılı yeteneklerinden birisi olduğunu düşünüyorum. del potro kendini geçtiğimiz yıl ispatladı. 2009 amerika açık finalinde federer'i yenerek ilk grand slam şampiyonluğunu kazandı. şampiyonluk etiketi oyuncunun üstüne bir yapıştı mı artık beklentiler hep yüksek oluyor. bu nedenle bugün oynanan cilic/del potro maçının favorisiydi del potro. oysa cilic'in sırası gelmişti artık.

del potro'nun turnuva öncesi ufak bir sakatlık problemi vardı. ilk tur maçından beri her maçta set kaybederek devam ediyordu. ikinci turda james blake ile 5 setlik çok zor bir maç yapmış ve deyim yerindeyse direkten dönmüştü.

del potro ve cilic'in profilleri birbirine benzerliklerle dolu. her ikisi de 21 yaşında, del potro sadece beş gün daha büyük cilic'ten. ikisi de 1.98m boyunda. 2005 yılında profesyonel olmuşlar. del potro 2009 yılında büyük çıkışını gerçekleştirirken, cilic de sinyallerini vermeye başlamıştı. ilk karşılaşmaları 2009 avustralya açık dördüncü turundaydı. o maçta ilk seti 5-7 kaybeden del potro, sonraki setleri 6-4,6-4,6-2 alarak kazanan taraf olmuştu. ikinci randevuları yine bir grand slam'de, 2009 amerika açıkta oldu. dördüncü turda andy murray'i üç sette geçerek önemli bir sürprize imza atan cilic, kariyerinin ilk grand slam çeyrek finalinde del potro ile oynamış, bir kez daha ilk setini kazandığı maçta rakibinin 3-1 galip gelmesine engel olamamıştı.

bugün üçüncü kez karşı karşıya geldiler. geçen yılın avustralya açık'ında olduğu gibi yine dördüncü turda. bu defa ilk seti kazanan 7-5 del potro oldu. ve bu kendisine hiç de uğurlu gelmedi. ikinci seti 6-4 ve üçüncü seti 7-5 kazanan cilic, durumu 2-1 lehine çevirdi. dördüncü sete ağırlığını koyan del potro 7-5 ile seti kazanırken, beş sete gitmesi garanti olan maçı final setine taşımış oldu. final setinde kararlılığını sürdüren cilic, 6-3 ile bu seti de alarak galibiyete ulaşan taraf oldu.

cilic bu galibiyetle avustralya açık'ta ilk, kariyerinde ikinci kez grand slam çeyrek finali görmüş oldu. geçen yıl iki grand slamden elenmesine sebep olan del potro'dan da rövanşı aldı.

blogdaki anketin sürpriz adayları içinde en çok oyu alan cilic, böylece bizi haklı çıkardı. zaten adaylar içinde hala devam etmekte olan son isim kendisi :)

çeyrek finalde roddick ile oynayacak cilic. benim tahminim roddick'i geçip, nadal/murray maçının galibiyle yarı final oynayacaktır.

22 Ocak 2010 Cuma

inanılır gibi değil..


şimdi bu maç için ne denir, ne yazılır hiç bilmiyorum. live scoreboard'da skora baktığımda 6-0, 3-0 yazıyordu. şaka gibi.. normal bir durum değildi bu. ben acaba sakatlık falan bir durum mu var diye bakınayım derken maç bitmişti bile.

evet inanılası değil ama nadia petrova, avustralya açık 3.tur maçında kim clijsters'ı 6-0 6-1 yendi.

petrova'nın geçmişte de aldığı sürpriz sonuçlar var. aslında kumaşı çok iyi olan bir oyuncu. ama istikrarlı değil. sinirlerine hakim olamıyor bir de. yaptığı bir hataya çok takılıp, 5-10 puan sonra bile hala o hatayı kafasından atamadığını gösteren davranışlar sergiliyor. ama bugün ne yaptı da bu maçı bu skorla bitirdi bilmiyorum. turnuvanın önemli favorilerinden biri olan cliijsters'ın elinin kolunun tutmaması falan lazım bu sonucu alabilmesi için. ikinci sette durum 5-1, petrova maç için servis atıyor, 40-30 önde, maç sayısı yani, ama ben hala kim'in maçı çevireceğini düşünüyorum.. derken 40-40 oldu, hah işte tamam dedim.. ardından ikinci maç sayısı.. sonra yine berabere.. bu sefer kırar dedim, ardından bir maç sayısı daha..ve maç bitti.. anlamak çok güç gerçekten. merakla maç sonrası görüşlerini bekliyorum her iki oyuncunun da.

dengeler değişti şimdi. ilahi bir şekilde henin'in yolu açılıyor. kendi çabası da var tabi ama bu skor bir mucize olsa gerek. artık onun adına beklentiler daha bir arttı. wickmayer veya kuznetsova'yı geçmek zorunda şimdi. yarı finalde karşısına çıkabilecek isimler de ortada.

ufukta serena/justine finali var...

21 Ocak 2010 Perşembe

ipek'ten erken veda..

avustralya'da marsel'den sonra ikinci temsilcimiz olan ipek şenoğlu, mücadele ettiği çiftler kategorisinde bugün ilk maçına çıktı. partneri 22 yaşındaki kazakistan'lı yaroslava shvedova ve rakipleri de chia-jung chuang/kveta peschke çiftiydi. çiftlerde dünya sıralamasında 27. ve 23. sırada yer alan bu ikili, turnuvada 12 numaralı seribaşıydı.

maça iyi başlayamayan ipek ve partneri ilk sette maalesef oyun bile alamadılar. ikinci sette oyuna ortak oldularsa da seti almayı başaramadılar ve maç 60 75 sona erdi.

böylece ikinci temsilcimiz de turnuvadan elenmiş oldu.

20 Ocak 2010 Çarşamba

günlük notlar..

erkeklerde günün en önemli maçı, del potro-blake arasında oynandı. bu maç aynı zamanda turnuvada su ana dek oynanan en keyifli ve en çekismeli maç oldu. 5 sete uzayan ve 4 saat 17 dakika süren maçı del potro kazandı. maçı kim kaybetse yazık olacaktı.. blake'e yazık oldu..
del potro / james blake 6-4 6-7 5-7 6-3 10-8

kadinlarda günün hiti, kuralar çekildiginden beri heyecanla beklenen dementieva-henin maçiydi. elena turnuva öncesi çok formdaydi. maçin da favorisiydi zaten. ama iste her zamanki problemi servisi ve kritik anlarda yaptigi hatalar, elde ettigi firsatlari degerlendiremeyişi gibi sebepler maçi kaybetmesine neden oldu. henin için iyi oldu ama elena'ya da yazık oldu. bu kız ne zaman bir grand slam kazanabilecek?
justine henin / elena dementieva 7-5 7-6

gelelim biz çılgın türkler için günün en önemli maçına. grand slam tribünlerinde galatasaray ve fener formalı türk taraftarların görünmesine, çılgınca tezahüratlarının duyulmasına sebep olan gururumuz marsel, bugün ikinci maçına çıktı avustralya'da. rakip çok zorluydu.. marsel elinden geleni yaptı ama olmadı. amerika açıkta olduğu gibi ikinci turda veda etti turnuvaya. bu maçı kaybetti belki ama biriktirdikleriyle, bir gün bir başka slam'de, daha çok maç kazanacağını gösterdi.
fernando gonzalez / marsel ilhan 6-3 6-4 7-5

bloğun sürpriz adayları içinde en popüler olanı marin cilic, 17 yaşındaki avustralyalı bernard tomic'le karşılaştı. beş setlik zorlu maçı kazanan taraf cilic oldu.
marin cilic / bernard tomic 6-7 6-3 4-6 6-2 6-4

kuznetsova, clijsters, nadal, roddick, safina, murray, azarenka, jankovic günün diğer kazananları oldular..

19 Ocak 2010 Salı

ankette durum..

biliyorsunuz, devam etmekte olan üç anketimiz var.

1. avustralya açık 2010'da kim sürpriz yapar?
şıklardaki isimlerden gulbis, querrey ve gasquet hakkaten sürpriz yaparak ilk turda elendiler. cilic 14, baghdatis 1 ve marsel 3 oy almış durumda. beklentiler cilic üzerinde yoğunlaştı anlaşılan. bakalım bekleneni verebilecek mi? bu arada, diğer diye bir seçenek var ve 4 oy almış. bu oyları kullananların sürpriz adaylarını merak ettim. yazarsanız sevinirim.

2. avustralya açık 2010 kadınlar şampiyonu?
serena ve kim 8, henin 2, venus 6, sharapova 3 ve elena 1 oy almış. serena ve kim yarışıyorlar. sharapova ilk turdan elendi ve üçte kaldı maalesef. venus ilginç bir şekilde 6 oy almış. serena&kim finali çıkar bu anketten :)

3. avustralya açık 2010 erkekler şampiyonu?
federer açık ara önde 16 oyla. nadal 8, djokovic 3, jmdp ve murray 1 oy almışlar. zavallı davydenko, ağzıyla kuş tutsa olmuyor, hiç oyu yok maalesef. oysa ki en formda oyuncu şu aralar. burdan da federer&nadal finali garanti.

anket ilk haftanın sonuna kadar devam edecek. tutturma şansı da giderek artıyor tabi. oy kullanmayanlar varsa hadi bi zahmet artık...

ince hesaplar...

avustralya açık 2010 sonunda atp'nin zirvesinde neler olabilir?


avustralya açık öncesi puanlar:
federer 10550
nadal 9310
djokovic 8310

2009 avustralya açık'ta kazanılan puanlar:
federer 1200
nadal 2000
djokovic 360

2009'da kazanılmış puanlar çıkarılırsa:
federer 9350
nadal 7310
djokovic 7950

aradaki farklar:
federer - nadal 2040
federer - djokovic 1400
djokovic - nadal 640

bu sonuçlara göre, nadal'ın bir numaraya yükselme şansı yok. djokovic cephesinde ise çok şey mümkün.

djokovic nadal'dan 640 puan önde. bu demektir ki, avustralya açık'ta nadal djokovic'ten 640 puan daha fazla kazanamazsa djokovic kariyerinde ilk defa iki numara olacak. bunun için nadal'ın en az yarı finale çıkıp 720 puan alması lazım. djokovic'in son 32, son 16 veya çeyrek finale kalması durumunda nadal'a yarı final yetmez, finale çıkması lazım. djokovic'in yarı finale veya finale çıkması durumunda, nadal ancak şampiyon olarak yerini koruyabilir. peki ya djokovic şampiyon olursa.. işte o zaman nadal ne yaparsa yapsın farketmez, iki numarayı kaybedecek. yani iki numara olmak bu defa nole'nin kendi ellerinde.

bu kadarla da kalmıyor. eğer djokovic turnuvayı kazanır, federer yarı finalden önce elenirse djokovic bir numara bile olabilir. ama bu kendi elinde değil işte. olası djokovic-federer eşleşmesi yarı finalde olabilir ancak. oraya kadar gelen federer de, bir numarada kalmasını garantileyen puanı almış olacak. yani nole'nin bir numara olabilmesi için federer'i kendisinden önce birilerinin yenmesi lazım.

tabi bunlar hep senaryo.. belki nadal şampiyon olur, o ve diğerleri yerini korur. belki federer kazanır, aradaki farkı açar. belki nole erken turlarda elenir, bu senaryolar yalan olur. her şey olabilir işte..

revenge of federer...

avustralya açık ilk tur maçında zorlu bir rakiple eşleşmişti federer. rus igor andreev sağı solu belli olmayan, ne yapacağı kestirilemeyen tehlikeli bir oyuncu. zaman zaman her oyuncuya ters gelebilen bir oyunu var. özellikle kız arkadaşı maria kirilenko'nun sharapova'ya yaptığı ilk tur sürprizinden sonra bir sürpriz de andreev'den gelir mi beklentisi ağırlık kazanmıştı.



federer/andreev ilk tur maçının ilk setini kazanan taraf andreev olunca, şüpheler güçlendi tabi. ama federer 64 kaybettiği ilk setin acısını, üstüste kazandığı üç setle (62 76 ve 60) çıkardı.

federer şimdi ikinci tur rakibini bekliyor. juan ignacio chela/victor hanescu maçının galibiyle oynayacak.

64 63 75..

avustralya açık ilk tur maçında fransız sebastian grosjean'ı bu skorla yenerek ikinci tura çıktı marsel.


yağmur nedeniyle aksamaların yaşandığı ilk gün tamamlanamadı marsel/grosjean maçı. ilk gün ilk seti kazanan marsel, ikinci gün kaldığı yerden devam ederek maçı üç sette tamamladı. marsel bu galibiyetle 10 puan ve 19.500$ para ödülü kazanmış oldu.

ikinci turda rakibimiz fernando gonzalez. rakibi anlatmaya gerek yok, zor maç olacak. yanlış bilmiyorsam marsel'in bugüne dek oynadığı en yüksek sıralamadaki oyuncu olacak gonzalez. çıta giderek yükseliyor. başarılar marsel..

18 Ocak 2010 Pazartesi

maria out..maria in..

avustralya açık 2010 bugün oynanan maria sharapova/maria kirilenko maçı ile başladı.

maç sonucunu bilmeyenler..hangi maria in, hangi maria out tahmin edin bakalım.

kuralar çekildiğinde maria sharapova'nın kolay bir çeyreğe düştüğünden ve fazla zorlanmadan yarı finale çıkması gerektiğinden bahsetmiştim. geçen yılın başlarında sakatlığından dolayı turnuvalara katılamayan sharapova, yaz döneminde maç yapmaya başlamıştı. bu sezonla birlikte tırmanışa geçip eski formunu ve yerini yakalayacağını düşünüyordum. sharapova'dan beklentisi benden daha fazla olan başkaları da var ki, ankette üç oy çıkmış sharapova'nın şampiyonluğuna.

gelelim maç sonucuna.. avustralya açık 2010 sürpriz bir sonuçla başladı. 2008 yılı şampiyonu maria sharapova, vatandaşı maria kirilenko'ya 76 36 64 yenilerek ilk turda veda etti turnuvaya.

başka bir deyişle;

sharapova out.. kirilenko in..


maçtan sonra basın toplantısında kirilenko'ya erkek arkadaşı igor andreev'in federer maçı ile ilgili bir soru sorulmuş. her ikisi de ilk tur için şanssız kura çekip birisi sharapova'yı, diğeri federer'i bulmuştu ya. kirilenko, sharapova'yı geçerek yıla ses getiren bir başlangıç yaptığını ve sıranın erkek arkadaşında olduğunu söylemiş. bakalım andreev, kirilenko kadar şanslı olabilecek mi?

16 Ocak 2010 Cumartesi

lucky loser marsel...

marsel ilhan, avustralya açık elemelerinde dün gece oynadığı 3.tur maçını alman dieter kindlmann karşısında 5-7, 6-1, 9-11 kaybetti. üçüncü sette iki kere servis kırıp iki kere maç için servis atan ve bir maç puanından faydalanamayan marsel, ana tabloya kalma şansını yitirmiş oldu diye üzülürken...adalet yerini buldu. sağ dizindeki sakatlıktan dolayı turnuvadan çekilmek zorunda kalan gilles simon'un yerine ana tabloya katılacak oyuncuyu belirlemek üzere, kurallar gereği son eleme turunda kaybeden 4 oyuncu arasında kura çekildi. lucky loser olarak ana tabloya katılma şansını elde etti marsel. dün geceki dramatik maçtan sonra haketmişti bunu.

marsel'in ilk turdaki rakibi sebastian grosjean. 31 yaşındaki fransız oyuncu kariyerinde 6 numaraya kadar yükselmiş, birisi paris masters olmak üzere 4 tekler şampiyonluğu bulunan çok tecrübeli bir raket. şu an 675 numarada olmasına güvenmemek lazım. ama marsel, yaşı ilerlemiş oyunculara karşı başarılı bir grafiğe sahip. eğer ilk maçını kazanabilirse ikinci turda muhtemelen fernando gonzalez ile oynayacak.

inşallah ikinci ana tablodan sonra ikinci kez ikinci tur da olur..

15 Ocak 2010 Cuma

avustralya açık kuraları (2)

avustralya açık kadınlar tablosunun tepesinde serena williams var. kendisi oldukça şanslı bir kura çekmiş. çeyrek finale kadar yolu oldukça açık. çeyrek finalde, kendi çeyreğinin alt yarısında kapışacak olan vera zvonareva, ana ivanovic veya victoria azarenka üçlüsünden birisi ile oynaması muhtemel. bence bu şanssız isim azarenka olur. hangisi de gelse serena rahatlıkla yenecektir.

ikinci çeyrekte öne çıkan isimler venus williams, caroline wozniacki, na li ve agnieszka radwanska. çeyrek finali venus ve wozniacki oynar muhtemelen. venus’un geçen yıl ki dengesiz performansını göz önüne alırsak, her ikisinin de yarı finale çıkma ihtimali var. venus artık kariyerinin son demlerini yaşıyor. bu yıl ki performansı geçen yıla benzerse, bıraksın daha iyi. bakalım nereye kadar gidebilecek?

üçüncü çeyrek en zoru. elena dementieva, kim clijsters, justine henin, svetlana kuznetsova ve flavia pennetta bu çeyrekte dökecekler terlerini. henin şanssız bir kura çekmiş. ilk turda kendi ülkesinden kirsten flipkens ile oynadıktan sonra ikinci turda dementieva’yı bulacak karşısında. çift ihtimalli bir maç. çeyreğin alt yarısında ise kim clijsters/svetlana kuznetsova dördüncü tur maçı olur büyük ihtimalle. Bu gruptan yarı finale çıkacak isim clijsters olur diye düşünüyorum.

son çeyrekte ise dinara safina, jelena jankovic, marion bartoli ve maria sharapova var. sharapova’nın bu şanslı kura sonrasında yarı finale çıkması gerekir.

finali serena ve clijsters’ın oynayacağını düşünüyorum. amerika açık yarı finalinden içinde ukte olan serena bu defa ağır basar ve şampiyon olur.

avustralya açık kuraları (1)

avustralya açık kuraları bugün çekildi.

erkeklerde bir numaralı seribaşı federer, atp'nin yorumuna göre "daunting" bir kura çekti. federer'in çeyreğinde gilles simon, lleyton hewitt, fernando verdasco, marcos baghdatis ve nikolay davydenko gibi isimler var. bundan iki ay önce kime sorsanız federer'in bu çeyrekten kolayca çıkacağını söylerdi. federer'e karşı aldığı üstüste iki galibiyetten sonra artık ihmal edilemeyecek bir isim haline gelen davydenko, federer için çeyreğindeki en zorlu isim. ama federer de grand slamlerin adamı. bence davydenko'nun işi federer'den daha zor. dördüncü turda verdasco ile oynama ihtimali çok yüksek. onu geçebilirse, son iki yenilginin acısıyla bilenmiş bir federer'i bulabilir çeyrek finalde karşısında. böyle bir durumda benim tahminim bu defa federer'in kazanacağı yönünde olur.

ikinci çeyrekte seribaşı olan djokovic'in önündeki engeller jo-wilfried tsonga, tommy haas ve robin soderling olabilir. gününde olurlarsa her üç isim de djokovic'i terletebilir. ama gününde bir djokovic'in bu engellere takılacağını sanmıyorum. ikinci çeyrekten yarı finale çıkan isim djokovic olacaktır.

üçüncü çeyrekte juan martin del potro, andy roddick, tomas berdych, fernando gonzalez ve marin cilic öne çıkan isimler. zorlu bir grup doğrusu. roddick/gonzalez ve cilic/del potro eşleşmeleri olası görünüyor. eğer gerçekleşirse cilic/del potro maçı turnuvanın en çekişmeli ve en keyifli maçlarından biri olabilir. bu maçın galibinin yarı finale çıkacağını düşünüyorum. mantığım del potro çıkar diyor ama bir yandan da cilic'in bu yıl önemli işler başaracağını ve başlangıcının da bu turnuvada olacağını düşünüyorum. tabi del potro'nun sakatlık durumu da önemli.

son çeyrekte ise murray bombası elinde patlayan rafael nadal, bomba andy murray, gael monfils, radek stepanek ve ivan ljubicic var. 2009 sezon sonu turnuvasındaki nadal hala olsaydı murray yarı finalde derdim. ama toparlanan nadal'ın murray'e boyun eğmeyeceğini düşünüyorum. ayrıca geçen yılın şampiyonu olan nadal'ın koruması gereken çok puan var. ne yapıp edip yarı finale çıkacaktır.

final için federer/nadal veya federer/del potro demek istiyorum. hangisi de olsa, geçen yıl avustralya açık veya amerika açık rövanşı olur. güzel olur...

14 Ocak 2010 Perşembe

ana tabloya bir kala..

avustralya açık elemelerinde, 24 nolu seribaşı olarak ana tablo için mücadele etmekte olan marsel ilhan, ilk maçını kanadalı peter polansky karşısında 61 62 gibi rahat bir skorla kazanmış ve ikinci tura çıkmıştı.

ikinci eleme maçını bugün oynadı marsel. rakibi, murray'nin ardından ingiltere'nin 2 numaralı oyuncusu olan alex bogdanovic'di. bogdanovic, 25 yaşında ve aslen sırbistan doğumlu. kariyeri boyunca ingiltere tenis federasyonundan büyük destek almış, bir dönem brad gilbert'la çalışmış, defalarca wimbledon wildcard'ı verilmiş ama verilen tüm bu fırsatları pek de iyi değerlendirememiş bir oyuncu. şu an dünya sıralamasında 171 numarada. yeri gelmişken, ingiltere için acınası bir durum bu.. tenisin beşiği olan bir ülke ama scotch murray olmasa (onun da gerçekte ingiltere'yi ne kadar sevdiğini biliyoruz!!!) göze batan bir tane oyuncuları yok. murray'i bunca sahiplenmeleri de, suya düşüp yılana sarılma durumundan olsa gerek.

neyse gelelim konumuza. marsel bugün bogdanovic'le ikinci tur eleme maçını oynadı. avustralya açık resmi sitesinde oyuncu profilinde resmi bile bulunmayan dünya 153 numarası marsel,
http://www.australianopen.com/en_AU/players/overview/atpk771.html
aynı sitede janjanlı fotoğrafıyla yerini almış olan bogdanovic'i
http://www.australianopen.com/en_AU/players/overview/atpb929.html
64 64'lük iki setle geçmeyi başardı.

amerika açıktan sonra ikinci kez grand slam ana tablosuna çıkabilmesi için bir maç daha kazanması lazım marsel'in. rakibi alman dieter kindlmann. 27 yaşında ve dünya 174 numarası. yenmemesi için hiç bir sebep yok. hadi marsel, yolun açık olsun...

anket zamanı..

yılın ilk grand slam turnuvasının başlamasına çok az zaman kaldı. bu sene avustralyada neler olur, kim ne yapar diye kamuoyunu bir yoklasak fena olmaz herhalde. e turnuva büyük olunca bir anket yetmez tabi. 3 tane birden geliyor. ilki "erkeklerde kim kazanır", ikincisi "kadınlarda kim kazanır", üçüncüsü de özel istek üzerine "erkeklerde her yıl sürpriz bir isim çıkıyor, bu sene bu isim kim olur" anketi.

adaylar konusunda eleştiri veya ekleme, çıkarma gibi istekler olursa yorum bekliyorum.

hadi bakalım oylar gelsin.. ama bol keseden olsun lütfen...

13 Ocak 2010 Çarşamba

şanssız adam david..


geçen yıl mayıs ayında geçirdiği cerrahi müdahale nedeniyle uzun zamandır turnuvalara katılamayan nalbandian, 2010'la birlikte tekrar kortlara dönmeyi planlamıştı. maalesef işler umduğu gibi gitmedi. karın bölgesi rahatsızlığı nedeniyle önce bu hafta oynanan auckland heineken open'dan çekilen nalbandian, bugün de avustralya açık'tan çekildiğini açıkladı. geçen yıl avustralya açıktan bu yana grand slamlerde yer alamayan oyuncu, amacının roland garros'a katılmak olduğunu söylemiş. inşallah diyelim ama bu şanssızlıkla işi zor doğrusu...

70 milyon $..


sharapova'nın nike ile imzaladığı 8 yıllık anlaşma karşılığında alacağı para bu. dünyanın en çok kazanan kadın sporcusu olan sharapova, bu anlaşmayla ünvanını perçinlemiş oldu. daha önce venus williams reebok ile bir anlaşma yapmış ve 5 yıllığına 45 milyon dolar almıştı.

toplam 9 sponsoru olan ve yıllık kazancı 22 milyon doları bulan sharapova ayrıca rusya'nın en çok kazanan sporcusu durumunda. ne diyelim, allah artırsın...

go on maria... just do it...

8 Ocak 2010 Cuma

olmadı :(

hafta başından beri henin/clijsters ve federer/nadal finali dedim durdum. 40 kere söyleyince olurmuş diye bi daha bi daha söyledim. henin/clijsters oldu ama federer/nadal'ı eksik söylemişim anlaşılan. ya da nadal'ı söylemişim de federer eksik kalmış. her neyse..olmadı işte.. finalin adı nadal/davydenko oldu.

rafael nadal / viktor troicki 61 63
roger federer / nikolay davydenko 64 64

sen 12 maç boyunca adamı hep yen..13. maçta uğursuzluğa gelip yenil.. buraya kadar tamam da..14 uğursuz değil ki kardeşim. gidip bi daha yeniliyosun!! demezler mi adama kaç senedir nasıl yeniyordun diye? yılın ilk turnuvası.. ilk finali.. güzel olacaktı ama olmadı işte..çok kızdım çok...

olmaz işte böyle...

davydenko güçlü çift el backhand'lerle yüklendi federer'in tek el backhand'ine. çok hata yaptırdı ona ordan. aferin ama, haketti maçı. daha maçın başında iki kere kırdı federer'in servisini. federer ilk servislerde %55'de kalınca çok zor olmadı bu. üstüne bir de ikinci sette kolya'nın ilk servisinde iki kere servis kırma puanı kazanıp cömertçe harcayınca, yenilgiye davetiye çıkarmış oldu. o kıramadı hemen arkadan gelen oyunda kolya kırdı. öyle de bitti işte maç.

bu gidişin bir sonu olmalı...

bu ne kurnaz bi bakış kolya!!!

tabular bir kere yıkılınca artık sıradanlaşıyor. bir kere yenene kadar çok uğraştı kolya, ama artık sıradan bir olay oldu onun için. biten yılın sonunda kaldığı yerden devam ediyor şimdi.

nadal için söylenecek pek birşey yok, çok kolay geçti troicki engelini.

bu arada federer/davydenko maçının izleyicileri arasındaydı nadal el aynaoui ile birlikte. federer'in aldığı güzel bir puandan sonra bir alkışlaması vardı ki.. bir aferin de ona, centilmenliğinden dolayı.

şimdi sırada final var. her ikisi de haketti şampiyonluğu. artık yarın kim daha çok gününde olursa kupayı kaldıracak.. ya da ısıracak :)

final : clijsters & henin

uzun bir aradan sonra ilk defa, ilk turdan bu yana işler umduğum gibi gitti ve çok istediğim belçikalılar finali geldi çattı. brisbane'de bugün yarı final maçlarını kazanan henin ve clijsters, neden geri döndüklerini ve geri dönüşlerinin wta'ya neler kattığını ispatlarcasına finale çıktılar.

kim clijsters / andrea petkovic 64 62
justine henin / ana ivanovic 63 62


dün yarı final maçlarında zorlanan belçikalılar bugün işi sıkı tuttu. her ikisi de fazla zorlanmadan iki sette kazanarak finale çıktılar. ayrıca justine henin bu galibiyetle, ivanovic karşısında head-to-head istatistiğini 5-0 yapmış oldu.

finallerin birisi tamam.. darısı doha'nın başına...

7 Ocak 2010 Perşembe

doha yarı finalistleri..

doha'da, katar exxon mobil open'da bugün çeyrek final günüydü.
günün beklenen maçı roger federer ile ernest gulbis arasındaydı. federer gulbis'i 3 sette geçmeyi başardı. rafael nadal ilk setini kazandığı maçta rakibi darcis'in çekilmesiyle kazanan taraf oldu. 2009'un son günlerinin flaş ismi davydenko, dev adam karlovic'i ancak tiebreak'lerle geçebilirken, yarı finalin son ismi viktor troicki oldu. günün sonuçları:

roger federer 7 ernest gulbis 62 46 64
rafael nadal / steve darcis 61 20
nikolay davydenko / ivo karlovic 76 76
viktor troicki / lukasz kubot 46 64 76

yarın yarı final günü, eşleşmeler şöyle:

federer / davydenko
nadal / troicki

federer, sezon sonu turnuvasında, 13. karşılaşmalarında ilk defa kaybettiği davydenko'yla rövanç maçına çıkacak.
hadi bakalım..yılın ilk turnuvasında federer/nadal finali niyetine..

belçikalılar yola devam..

brisbane'de, bayanlarda çeyrek final maçları tamamlandı. geri dönüş kraliçeleri belçikalı henin ve clijsters, yarı finale yükselmeyi başardılar.

andrea petkovic / daniela hantuchova 64 62 (hantuchova hep bildiğimiz gibi..)
ana ivanovic / anastasia pavlyuchenkova 62 76 (ana beni şaşırtmaya devam ediyor.)
justine henin / melinda czink 62 36 76 (henin bu defa zorlandı)
kim clijsters / lucie safarova 61 06 64 (ikinci sete inanamıyorum!!)

çeyrek final maçlarında iki belçikalı da çok zorlandı. henin son sette tiebreak öncesinde maç puanları elde etti ama değerlendiremedi. maçı tiebreak'te bitirdi. clijsters ise izleyemediğim maçta, ilk seti çok rahat kazandıktan sonra ikinci sette noldu da oyun bile alamadı anlayamadım. neyse ki son sette toparlayıp maçı almış. ana ivanovic zoru başarmış, 2010 uğurlu geldi kendisine.

yarı final eşleşmeleri şöyle :

kim clijsters / andrea petkovic
justine henin / ana ivanovic

favorilerimi biliyorsunuz, söylemeye gerek yok.

6 Ocak 2010 Çarşamba

kısa kısa...

izlemekten keyif aldığım eski tenisçilerden fas'lı el aynaoui, eylül 2008'den bu yana turnuva oynamıyordu. bu hafta doha'da wildcard'la yer alan 38 yaşındaki aynaoui, ilk tur maçını ryler deheart karşısında 76 76 kazanarak ikinci tura yükselirken, atp turda 1995' de halle'de 42 yaşında maç kazanan jimmy connors'dan bu yana maç kazanmayı başaran en yaşlı tenisçi oldu.


Geçen hafta abu dhabi'de, özel bir maçta da olsa hayatında ilk defa federer'i yenmeyi başaran robin soderling, bu hafta chennai open ilk maçında robby ginepri'ye 64 75 yenilerek şaşırttı. federer'i yenmek yaramadı kendisine..


ana ivanovic brisbane'de ilk turda dokic'i yendikten sonra ikinci tur maçında da bacsinszky'yi yenerek uzun zaman sonra üstüste iki maç kazanmış oldu. yeni yıl iyi başlamış görünüyor ana için ama şahsen benim uzun boylu beklentilerim yok kendisi hakkında..


bir haber de bizden.. tenis federasyonu görülmemiş bir olaya imza atıyor.

http://www.ttf.org.tr/?sayfa=turkiye_tenis_federasyonu_ndan_2_cifte_ruya_gibi_wimbledon_seyahati&h=330&i=3392


hadi bakalım, 17 ocak'ta TED'e...

doha & brisbane

federer ve nadal'ın uçan halıda yaptıkları gösteri maçıyla başlayan katar open devam ediyor. turnuvanın bir ve iki numaralı seribaşı olan federer ve nadal, yılın ilk resmi maçına çıktıkları ilk turda rakiplerini yenerek ikinci tura yükseldiler.

roger federer / christopher rochus 61 62
rafael nadal / simone bolelli 63 63


geçen hafta abu dhabi'de özel turnuvada ilk maçında soderling'e yenilen federer, bu haftaya iyi başladı. rochus karşısında 12 ace ve 47 winner'la 58 dakikada galip geldi.

geçen hafta abu dhabi'de kupa kaldıran nadal da, haftaya iyi başlayanlardan. italyan rakibi bolelli'yi zorlanmadan geçen nadal, turnuvaya üçüncü katılışında ilk şampiyonluğunu arıyor.

federer ve nadal ikinci tur maçlarını bugün oynayacaklar.

roger federer / evgeny korolev
rafael nadal / potito starace


haftanın bir diğer turnuvası brisbane'de henin yola devam ediyor. tura dönüşünün ardından ilk resmi maçında petrova'yı yenen justine, ikinci maçını da kazanarak üçüncü tura yükseldi.

brisbane'de 1 numaralı seribaşı kim clijsters, dün oynanan ikinci tur maçında, evsahibi, wildcard'lı alicia molik'i geçerek vatandaşı henin gibi üçüncü tura yükselmişti.

justine henin / sesil karatentcheva 64 63
kim clijsters / alicia molik 60 63


clijsters çok sağlam duruyor. geçen yıl gerçekleştirdiği mucize ötesi dönüşünün ardından bu yıl daha önemli başarılar elde edeceğini düşünüyorum.

birşeyi 40 kere söyleyince olurmuş, ben de ısrarla söylemeye devam edeceğim. bu hafta federer/nadal ve clijsters/henin finalleri istiyorum.

4 Ocak 2010 Pazartesi

dönüş..

bir süredir uzak kalmıştım, hem blogdan, hem tenisten.. hazır tenis dünyası tatildeyken, ben de biraz ara verdim blog yazarlığına. işin magazin kısmını pek takip etmedim doğrusu.. bu durumda yazacak pek bir şey yoktu. baktım ki henin tenise döndü, benim de artık yazma vaktim gelmiş oldu..

yeni yılla birlikte teniste de yeni sezon başladı. hem atp hem de wta brisbane'de açılışı yaptı bu hafta. haftanın en çok beklenilen maçında justine henin, nadia petrova'yı 75 75 skorla yenmeyi başardı. dünyanın 20, turnuvanın 2 numaralı seribaşı olan petrova, 20 aydır kortlardan uzak olan henin'e kaybettiği maçtan sonra, geçen yıl sakatlıktan dönen sharapova'ya kaybederek kazanmış olduğu "geri dönüş kurbanı" ünvanını pekiştirmiş oldu.


petrova maçtan sonra, henin'in farklı bir stille oynadığını, eskisinden bile daha iyi olduğunu söylemiş. rakibinin servisini çok geliştirdiğini, topu çok erken aldığını ve oyununda yaptığı değişikliklerle, geri dönüş sebebi olan wimbledon'ı kazanabileceğini belirtmiş. anlaşılan o ki tenis izleyicileri kadar aktif oyuncular bile henin'in wimbledon'ı kazanmasına şartlanmış durumda. bakalım küçük dev kadın, bu baskıyı sırtlayıp hedefine ulaşabilecek mi?

sonucu merakla beklenen bir diğer maç da ana ivanovic/jelena dokic maçıydı. avustralyalıların sevgilisi, 2009 avustralya açık peri masalının kahramanı dokic, geçen yılın kaybedeni ivanovic karşısında çok iyi oynamasına, istatistik olarak daha iyi bir maç çıkarmasına rağmen, yaptığı 11 çift hatanın da etkisiyle 57 61 36 mağlup oldu ivanovic karşısında. darısı avustralya açık'a olsun diyelim.


erkeklerde federer ve nadal doha'da 250 puanlık exxor mobil open'da mücadele edecekler bu hafta. ilk turda federer christopher rochus ile oynarken, nadal simone bolelli ile mücadele edecek.

bu haftanın finallerinde clijsters/henin ve federer/nadal maçlarını görmeyi umuyorum.