29 Mart 2011 Salı

miami'den...

bu hafta miami masters oynanıyor. uzunca bir aradan sonra dün üç maç izleme şansım oldu. önce emre yazıcıol'un yorumuyla sharapova/stosur ve petkovic/wozniacki maçlarını eurosport'tan, ardından federer/monaco maçını netten izledim.

sharapova / stosur 64 62

ben izlemeyeli sharapova'ya bir haller olmuş :) tamam, hala servis sorunu var ama hırsı, kazanma isteği acaip. stosur bugüne kadar hiç kazanamadığı maria'ya karşı bu defa umutlu çıkmış olsa da korta, sonuç yine değişmedi. maria sürekli çizgilere attığı cesur toplarla çok hırpaladı sam'i. eğer sakatlık falan yaşamazsa bu sene maria iyi işler çıkartır diyenlere ben de katılıyorum..

petkovic / wozniacki 75 36 63

canımsın petkovic, aferin sana. seni zaten severdim ama bu maçta yaptıklarınla daha da çok sever oldum. woz, tamam dünya bir numarasısın, evet, bir yıl boyunca ter döküp kazandığın onca maçtan sonra geldin bu noktaya. ama olmuyor, yapamıyorum, ne yaparsam yapayım oynadığın tenisi sevemiyorum. hatta serena'dan bile medet umuyorum, dönsün de şu bir numara olma/olamama derdinden bizi kurtarsın diye. korkarım ki birkaç sene içinde, serena ve kim'den sonra, kurtaracak kimse de kalmayacak wta'da. böyle işte, sevmiyorum oyununu. bu oyunla başarılı olmanı da istemiyorum, kabullenemiyorum. işte bu yüzdendir yenildiğinde çocuklar gibi şen olmam. ne yalan söyleyeyim, hiç umudum yoktu maçtan önce petko adına. evet, maçın daha başından itibaren farklı şeyler denemeye çalışan bir petkovic vardı kortta ama yapmaya çalıştığı şeyler pek oturmamış gibiydi ve zaman zaman aksıyordu. işte o aksayan noktalarda woz yetişti petko'nun imdadına. yaptığı hiç beklenmedik hatalarla nefes aldırdı petko'ya. bir de güven verdi tabi. ilk seti petko kazandıktan sonra tipik bir ikinci set izledik. wozniacki'nin ilk seti kaybettiği bir yığın maçta olduğu gibi ikinci sette durum değişmeye başladı. servis kırma avantajı yakalayan woz seti aldı. itiraf edeyim ki orda maçtan umudumu kestim. woz napar eder maçı alır şimdi dedim. canım petkovic orda yanılttı beni. üçüncü sette çok sağlam durdu ve kariyerinin belki de en önemli galibiyetini aldı. kısacık da olsa dansını da yaptı tabi:)

federer / monaco 76 64

petkovic'in galibiyetinin ardından keyfimin sürmesi için bu maçı federer'in kazanması yeterliydi. öyle de oldu..zorlu geçen iki set sonunda kazandı federer. bu galibiyetle petko galibiyetinden daha fazla mutlu olmadım, olamadım daha doğrusu. çünkü federer iyi oynamıyor, kazanıyor belki ama beklediğim oyun yok ortada. artık federer bitti, artık asla bir numara olamaz diyenlere katılıyor muyum, hayır!! katılmak istemiyorum.. hala umudumu yitirmiş değilim, olabileceğine inanıyorum ama şu an itibariyle bunun çok zor olduğunu da biliyorum. bunun için hem federer'in vites yükseltmesi (bu lafı kullandığıma inanamıyorum!), hem de rakiplerinin en üst seviyede oynamamaları gerekiyor. sampras'ın bir numarada kalma rekorunu egale etmeye sadece bir hafta kalmışken bunu başaramazsa çok yazık olur. nadal hala varken, djokovic böylesine patlamışken, delpo geri dönmeye çok yakınken, herşeye rağmen murray ortalardayken bunu başarabilecek mi bilmiyorum. sadece diliyorum...