17 Ağustos 2011 Çarşamba

federer&delpotro

cincinnati'de kuralar çekildiğinde en sevdiğim erkek tenisçi ile 2. en sevdiğim erkek tenisçinin henüz ikinci turda birbirleriyle oynayacaklarını görmek benim için kötü bir sürpriz oldu. sakatlanıp ara vermeden önce 4 numaraya kadar yükselmiş ve grand slam kazanmış bir tenisçi olan juan martin del potro, şimdinin atp 19 numarası olarak yine 19 numaralı seribaşı olduğu cincinnati'de ilk turda andreas seppi ile oynadıktan sonra ikinci turda federer'in muhtemel rakibi olacaktı. nitekim öyle de oldu. seppi'nin maçın henüz ilk setinde çekilmesiyle ikinci tura çıkan del potro, ilk turu bye geçen federer'in ilk maçtaki rakibi olurken bu maçın her iki oyuncu açısından da zor geçeceği aşikardı.

ikili arasında oynanan sekiz maçın ilk altısını federer alırken, son iki maçı del potro kazanmıştı. üstelik bunlardan ilki, federer'in "kariyerimin en kötü mağlubiyetlerinden biri" dediği bir yenilgiydi. 2009 amerika açık finalinde 5 setlik bir maç sonunda federer'i yenen del potro kariyerinin ilk ve şimdilik tek grand slam zaferini yaşıyordu. del potro'nun ikinci galibiyeti ise yine 2009 yılının sezon sonu şampiyonasında londra'da grup maçlarında aldığı galibiyetti.

ardından 2010 yılı başında sakatlanarak neredeyse yılın tamamını turdan uzak geçiren del potro, sıralamada 480'li numaralara kadar geriledi. 2011 yılı itibariyle tenise geri dönüp topladığı puanlarla 19 numaraya kadar yükseldi. bu yıl estoril ve delray beach'de iki şampiyonluğu var del potro'nun.

federer tarafındaysa son dönemde bir karamsarlık hakim maalesef.. artık 30'lu yaşlara başlayan fedex, ilk turlarda hala kazanıyor ama turlar ilerledikçe ve rakip zorlaştıkça sıkıntılar yaşıyor. bu yıl 40 galibiyetine karşılık 10 mağlubiyeti var. bunlardan üçü ezeli rakibi nadal'a, üçü de yılın inanılmaz ismi djokovic'e karşı. bunlar kabul edilebilir belki ama jurgen melzer ve richard gasquet'e yenilmesi feci. son iki yenilgisi ise kendisi için yeni bir kabus haline gelen jo-wilfried tsonga'ya karşı. bu yıl kazandığı tek turnuva ise henüz yılın ilk günlerindeki atp 250'lik doha. grand slam'lerde bir çeyrek final, bir yarı final, bir de finali var.

işte dün gece cincinnati'de oynanan dokuzuncu randevu öncesinde durum ve ahval böyleydi. ne yalan söyleyeyim, ben de korkuyordum bu maçtan. del potro, geçen yıl burada şampiyon olan ve ünvanını korumak isteyen federer'e kötü bir sürpriz yapabilirdi daha ilk maçtan.

ilk sette kortta çok istekli ve istediği vuruşları yapabilen bir federer vardı. dördüncü oyunda servis kıran federer bu avantajını koruyarak seti 6-3 aldı. ilk sette del potro servis kırma puanı bile yakalayamadı. ikinci sette daha dengeli bir oyun vardı. setin 6. oyununda del potro maçtaki tek servis kırma puanını yakaladı ama federer'in etkili servisinden dolayı değerlendiremedi. federer de yakaladığı servis kırma şanslarından yararlanamayınca skor 5-5'e kadar geldi. bu noktada yakaladığı servis kırma şansını güzel bir winner ile değerlendiren federer, kendi servisini de alarak seti 7-5 tamamladı ve 3.tura yükselen taraf oldu.





maçtan sonra del potro federer'in dünya 1 numarası gibi oynadığını söylemiş. kortta, 2009 roland garros yarı finalinde 5 sette kaybettiği federer'e karşı oynar gibi hissetmiş kendisini. federer ise zor bir maç olmasını beklediğini ama beklediğinden daha kolay geçtiğini söylemiş. üçüncü turda rakibi james blake ki ona karşı da alınacak bir hesabı var fedex'in. 2008 yılında çin'deki olimpiyatların çeyrek finalinde kaybetmişti blake'e ve bu mağlubiyetle çok istediği olimpiyat şampiyonluğu kazanma şansını kaybetmişti. blake maçının del potro maçına göre daha kolay olacağını düşünüyorum ben şahsen!

yazıyı, maç sonunda federer'in nette del potro'ya söyledikleriyle bitirelim:
"It's great to see you back on tour. You were missed."

Hiç yorum yok: